Endometriozis

Endometriozis ya da daha çok bilinen adıyla çikolata kisti kadınlarda oldukça sık görülen ve ciddi semptomları ile yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir sağlık sorunudur. Teşhisi zor olan ve dünya genelinde yapılan araştırmalarda başlangıcından sonra ortalama teşhis süresinin yaklaşık 7 yıl olduğu bilinen bu sorun mutlaka izlenmeli ve tedavi edilmelidir. Endometriozis ile ilgili merak edilen tüm soruların cevaplarıyla birlikte endometriozis tedavi yöntemleri, endometriozis türleri, endometriozis belirtileri gibi mutlaka bilmeniz gerekenleri yazımızda bulabilirsiniz.

İçeriğimiz

Endometriozis Nedir?

Endometriozis rahim içini oluşturan ve endometrium olarak adlandırılan dokunun bu bölge dışında bulunması durumu olarak tanımlanabilir. Endometriozis kronik ağrı ile karakterize bir sağlık sorunudur. Bu sağlık sorunu “Çikolata Kisti” olarak da adlandırılır ve sanıldığından çok daha fazla yaygındır. Çoğunlukla yumurtalıklarda, fallop tüplerinde, rahim ve yumurtalık çevresinde bulunan dokularda görülen endometriozis, nadiren de olsa vücudun farklı noktalarında da görülebilmektedir.

Endometriozis Nerelerde Görülür?

Endometriozisin yaygın olarak görüldüğü yerler

  • Yumurtalıklar
  • Fallop Tüpleri
  • Rahmi tutan bağ dokular
  • Rahmin dış yüzeyi olarak bilinmektedir.

Ancak bu bölgelerin yanı sıra vajina, serviks, rahim ağzı, bağırsak, rektum ve mesanede de endometriozis görülme ihtimali vardır. Bu noktalarda görülen endometriozis genellikle cerrahi bir operasyon esnasında açılan kesiye yerleşen endometrial hücrelerden kaynaklı meydana gelir ve bu tür endometriozis “skar endometriozisi” olarak adlandırılır. Nadiren de olsa akciğer, beyin, deri, göz gibi ekstrapelvik bölgelerde de endometriozise rastlanır. Bu bölgelerde çok daha az olmakla birlikte yine de görülebileceği ihtimali olduğu ifade edilebilir.

Endometriozis Neden Olur?

Endometriozisin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte bu duruma neden olan birkaç farklı durum olabileceğine dair teoriler bulunmaktadır.

Genetik Faktörler

Pek çok sağlık sorununun altında genetik faktörlerin yattığı bilinmektedir. Aile geçmişinde çikolata kisti olan kişilerde çikolata kisti görüldüğü düşünülmektedir. Ayrıca bazı etnik gruplarda da çikolata kistinin daha fazla görüldüğü gözlemlenmiştir. Yapılan araştırmalarda beyaz kadınlarda siyahi kadınlara göre endometriozis görülme sıklığı daha yüksek olduğu görülmüştür. Asyalı kadınlar ise endometriozisin en sık gözlemlendiği grup olarak tanımlanırken Hispanik kadınlarda endometriozis görülme olanı oldukça azdır. Ancak yapılan bu araştırmalarda çevresel faktörleri, kadınların düzenli jinekolojik muayene yaptırma sıklığı gibi faktörlerin sonuçlarda değişikliğe neden olabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. (1) (2)

Retrograd Menstrüasyon Teorisi

Retrograd menstruasyonda endometriyal hücrelerin yer aldığı adet kanaması vücuttan atılmak yerine fallop tüplerini takip eder ve pelvik boşluğa akar. Bu her döngüde pelvik boşluğuna akan endometriyal hücrelerin artmasına, kalınlaşmasına ve kanamaya devam ederek pelvik duvara yapışmalarına neden olur. Bu durum endometriozisin en yaygın neden olarak kabul edilmektedir. (3)

Endometriozis Neden Olur?

Periton Hücre Dönüşümü

Karın iç zarını kaplayan ve periton olarak adlandırılan hücrelerin endometriyal hücrelere dönüşümüne bağlı endometriozis ortaya çıkabilmektedir. Bu hücrelerin dönüşümünde hormonların ve bağışıklık sisteminin etkisinin olduğu düşünülmektedir.

Embriyonik Hücre Dönüşümü

Östrojen hormonu özellikle ergenlik döneminde yoğun salgılanır ve bu dönemde yeni gelişen hücrelerin endometriyal hücrelere dönüşmesine neden olabilir. Bu dönüşüm sonunda endometriozis ortaya çıkabilir.

Cerrahi Yara Yerleşimi (Sezaryen yeri, Normal Doğum’da Kesi yeri)

Sezaryen veya Normal doğum sırasında yapılan epizyotomi (bebeğin başının kolay çıkması için yapılan kesi) endometrial hücrelerin operasyon için yapılan kesi yerine yerleşip bu bölgede büyümesi ile endometriozis ortaya çıkabilir. Hastanın tipik şikayeti menstruasyon sırasında lezyonun olduğu yerde ağrılı şişkin kitle olmasıdır. Başlangıçta lezyon çok küçükken tanı gecikirse lezyon giderek büyür.

Dolaşım Sistemi Yolu

Endometrial hücreler kan ve lenf damarları ile vücudun farklı noktalarına taşınabilirler. Bu durum çok yaygın olmamakla birlikte gerçekleşebilir ve nadiren de olsa üreme sistemi dışında endometriozis görülmesine neden olur.

Bağışıklık Sistemi Sorunları

Bağışıklık sisteminde meydana gelebilecek bir soruna bağlı olarak rahim dışında büyüyen endometriyal dokunun bağışıklık sistemi hücreleri tarafından tanınmaması ve yok edilmemesi ile endometriozis meydana gelebilir.

Endometriozis Risk Faktörleri Nelerdir?

Endometriozis gelişimine etki eden bazı risk faktörleri de bulunmaktadır.

  • Doğum yapmamış olmak,
  • İlk adet kanamasının erken yaşta gerçekleşmesi,
  • Menstural döngünün 27 günden kısa olması,
  • Adet döneminin 7 günden daha uzun olması,
  • Düşük vücut kitle indeksi,
  • Aile geçmişinde endometriozis teşhisi bulunması,
  • Adet kanamasının vücuttan atılmasını engelleyen sağlık sorunları,
  • Üreme sistemi anomalileri, (menstruasyon kanının yavaş veya zor atılmasına neden olan anomaliler)
  • Menopozun geç başlaması gibi faktörlere bağlı olarak endometriozis riski artmaktadır.

Endometriozis Yaygın Bir Sağlık Sorunu mudur?

Endometriozis oldukça yaygın görülen bir sağlık sorunudur. Çikolata kistinin üreme çağındaki kadınlarında görülme sıklığı %10 ila %15 aralığında olduğu ifade edilebilir. Endometriozis sorunu olan kadınların yaklaşık %60-70’inde ciddi pelvik ağrı sorunu olduğu görülmektedir. Bu ağrı yaşam kalitesinin düşmesine neden olacak kadar yoğundur. Erken dönemde teşhis ve tedavinin önemli olduğu endometriozis ergenlik döneminde fark edildiği takdirde ilerlemesi çok daha kolay önlenebilir olan ve kişinin yaşam kalitesini düşürmeden müdahale edilebilen bir sağlık sorunudur. Ancak yapılan araştırmalarda gelişmiş ülkelerde bile endometriozis teşhisinin kadınlarda yaklaşık olarak 7 yıl geç kalındığını göstermiştir. Endometriozis genellikle 30’lu ve 40’lı yaşlarda yapılan muayenelerde ortaya çıkar. Erken dönemde ve düzenli jinekolojik muayene bu hastalığın teşhis edilmesi açısından çok önemlidir. Yapılan araştırmalara göre kadın kaynaklı kısırlık söz konusu olduğunda kadınların %38’inde endometriozis olduğu görülmüştür. (4)(5)

Endometriozis Türleri

Endometriozis vücutta bulunduğu bölgelere göre farklı türlere ayrılmaktadır. Kistlerin yoğunluğunun artması kansere benzetilebilmektedir. İlk başta vücudun bir bölgesinde varken sonrasında ise diğer organlarda da görülebilmektedir. Ancak endometriozis kanser gibi büyümemektedir. Rahatsızlık bulunduğu bölgeye göre peritoneal endometriozis, endometrioma, derin endometriozis ve karın duvarı endometriozisi olarak sınıflandırılabilir.

Peritoneal endometriozis

Aynı zamanda en yaygın görülen türdür. Bu türde lezyonlar, pelvik boşluğu iç yüzeylerini kapsayan ince bir film gibi olan peritoneum’da meydana gelmektedir.

Endometrioma (Yumurtalıklarda Çikolat Kisti)

Daha az görülen bu türde, yumurtalıklarda meydana gelen endometriozis endometrioma oluşturur. Endometrioma, endometriozis içeren bölgelerin duvarlarında meydana gelen kisttir. Bu kistin için kan doludur ve genellikle rengi nedeniyle çikolata kisti olarak bilinmektedir. Endometrioma olan birçok hastada sıklıkla peritoneal endometriozise ve derin endometriozise de rastlanmaktadır.

Derin Endometriozis

Bu türde endometrial doku pelvik boşluk içindeki ya da dışındaki organlarda görülmektedir. Bunların içerisinde kalın bağırsak (özellikle kalın bağırsağın son kısmı; Rektum), appendiks, idrar kesesi ve üreter (böbrekten idrarı mesaneye ileten tüpler) gibi organları tutmaktadır. Bu hastalarda sıklıkla karın içi yapışıklıklar olsa da, bazen birçok yara dokusu organlarla birleşerek bölgede tamamen yapışabilmektedir. Bu duruma frozen pelvis (donmuş pelvis) adı verilmektedir. Ancak bu durum endometriozis hastalarının sadece %1 ile %5’i arasında görülmektedir.

Karın duvarı endometriozisi (Sezaryen yeri endometriozis’i)

Nadiren de olsa endometrial doku karın duvarında büyümektedir. Hücreler sezaryen doğum gibi cerrahi bir kesi ile bu bölgeye yerleşebilmektedir.

Endometriozis Belirtileri Nelerdir?

Endometriozisin en yaygın belirtisi yani birincil semptomu yoğun pelvik ağrıdır. Pelvik ağrının adet dönemlerinde meydana gelmesi kadınların bu şüpheden uzaklaşmasına neden olur. Adet döneminde yaşanan ağrılar normalleştirildiği için genellikle ihmal edilir ve adet dönemi ağrıları endometriozis ile ilişkilendirilmez. Pek çok kadının anne, abla ya da kız kardeşinde de adet dönemlerinin çok ağrılı geçmesi bu ağrıların normalleştirilmesine neden olur. Ancak adet döneminde yaşanan pelvik ağrı ve kramplar endometriozis habercisidir ve dikkate alınmaları önemlidir.

Endometriozis Belirtileri Nelerdir?

Yaygın olarak bilinen endometriozis belirtileri şunlardır;

Ağrılı adet dönemi (Dismenore): Adet döneminden birkaç gün önce pelvik bölgede başlayan ağrı ve kramp, adet döneminin tamamında devam edebilir. Pelvik bölge ağrı ve kramplarına ek olarak bel ve karın bölgesinde de ağrı oluşumu meydana gelebilir.

Cinsel ilişki esnasında ağrı (Disparoni): Endometriozis sorunu olan kadınlarda cinsel ilişki esnasında ağrı ve zaman zaman kanama olabilmektedir.

Dışkılama Sırasında ağrı (Diskezi): Özellikle menstruasyon sırasında dışkılama yaparken ağrı oluyorsa gene endometriozis akla gelmelidir. Bir diğer önemli bilgi ise eğer bir hasta Dismenore, disparoni ve diskezi varsa %90’ın üzerinde Derin Endometriozis olma riski vardır. Buna 3 D bulgusu denir.

İdrara çıkarken ağrı: Özellikle adet döneminde kendini gösteren bu semptom idrara çıkarken ağrı hissedilmesi ile karakterizedir. Bu semptoma ek olarak kabızlık ve bağırsak hareketlerinde de ağrı meydana gelebilir.

Aşırı kanama: Adet döneminin yoğun geçmesi normal değildir. Yoğun adet dönemleri endometriozis belirtisi olabilir. Ayrıca ara dönem kanamaları veya lekelenmeleri de endometriozisin belirtisi olarak kabul edilir.

Kısırlık: Endometriozis kadın kaynaklı infertilitede en yaygın nedenlerden birisidir. Yapılan araştırmalarda infertil kadınların %25’i ila %50’sinde endometriozis olduğu görülmüştür. Endometriozis teşhisi olan kadınların da %30’u ila %50’si infertildir. (6)

Endometriozis ve Kısırlık İlişkisi

En sık rastlanan jinekolojik rahatsızlıklardan birisi olan endometriozis aynı zamanda kısırlığa da neden olmaktadır. Endometriozis olan kadınlar hamile kalabilmektedir ancak bu bazen daha zor ve geç olabilmektedir. 30’lu ya da 40’lı yaşlarda olan her 5 hastadan 2 tanesi doğurganlığını kaybetmektedir. Rahim içerisinde büyümesi gereken bir dokunun rahim dışında büyümesi ağrılı bir süreçe neden olabilmektedir. Ayrıca bu yapılar fallop tüplerinde ya da yumurtalıklarda da meydana gelebilmektedir. Endometriozis tedavisi ile hamilelik şansı arttırılabilmektedir. Endometriozis iyi huylu kistlerdir. Ancak üreme organlarında görülmesi ile beraber hamile kalma olasılığı da düşmektedir. Endometrial dokunun yumurtalıkların etrafını sarması yumurtaları engellemektedir. Ayrıca doku, spermin fallop tüplerine girmesinin de önüne geçmektedir. Endometriozis döllenmiş yumurtanın tüplerden rahmin içine düşmesini engelleyerek de kısırlığa neden olabilmektedir.

Endometriozisin tüm bu sayılanlar dışında da bazı etkileri bulunmaktadır. Sağlıklı bir kişide döllenmiş yumurta rahim duvarına tutunmaktadır. Ancak endometriozis’in rahmi tutan formu olan adenomyoizs’de bu duvarın dokusunu da etkilemekte ve döllenmiş yumurtanın rahmin en iç tabakasına yerleşimide bozulabilmektedir. Bu nedenle endometriozis’i olan kadınlar’ın gebe kalma şansı azalmaktadır.

Endometriozis ve Kanser

Endometriozis, kanser ile sık sık karıştırılan bir hastalıktır. Her ne kadar bazı araştırmalar endometriozisin riski yükselttiğine işaret etse de bu çalışmaların sayısı oldukça azdır. Yumurtalık kanseri riski 45 yaşından sonra bir miktar artmaktadır. Bu oran 45 yaş sonrası %1.35’den %1.85’e çıkmaktadır. Yapılan araştırmalarda genetik yatkınlığın da endometriozisin kanser riskine katkı sağladığı görülmemiştir. Yumurtalık kanserinin çok nadir türleri olan seröz yumurtalık kanseri ve endometrioid yumurtalık kanseri endometriozis olan kadınlarda daha fazla görülmektedir.

Endometriozis’im Olduğunu Tam Olarak Nasıl Anlarım?

Endometriozis şüphesine sahip olmak ile bu rahatsızlık ile ilgili tam teşhis almak aynı durum değildir. Endometriozis şüphesi oluşturabilecek durumlar bu rahatsızlığın yaygın belirtileri olarak ifade edilen semptomların uzun süreli yaşanması ile açığa çıkar. Eğer adet döneminde ciddi pelvik ağrı meydana geliyorsa, menstrual döngüler 27 günden kısa ve/veya adet dönemi 7 günden uzunsa endometriozis şüphesi ile uzmana gidilmesi gerekir. Endometriozis yani çikolata kisti oldukça yaygın görülen bir sağlık sorunu olduğu için düzenli jinekolojik muayene oldukça önemlidir. Kadınların ilk menstrual döngülerinden itibaren ya da en geç 18 yaş itibarıyla, cinsel olarak aktif olup olmalarından bağımsız olarak jinekolojik muayene yaptırmaları gerekir.

Endometriozis Teşhisi

Endometriozis ya da çikolata kisti şüphesi ile doktora gidildiği zaman öncelikle bu şüpheye neden olan belirtilerin ne zaman ve ne şekilde ortaya çıktığının Doktoruna detaylı bir şekilde aktarılması gerekir. Hasta öyküsünün dinlenmesinden sonra hasta muayene edilir. Sonrasında ise farklı teşhis yöntemleri kullanılarak endometriozis şüphesinin incelenmesi ve teşhisin konulması gerekir.

Pelvik Muayene: Pelvik muayenede üreme organlarındaki kistlerin ya da uterusun arkasındaki anormalliklerin palpe edilmesi yani elle incelenmesi yapılır. Ancak bu muayene bir kiste neden olmayacak boyuttaki endometrioz alanlarının hissedilmesine olanak sağlamaz. Eğer hasta öyküsü ve fiziksel muayene sonunda endometriozis şüphesi oluşursa farklı inceleme yöntemlerine başvurulması gerekir.

Ultrason: Görüntüleme yapabilmek için yüksek frekanslı ses dalgalarının kullanıldığı ultrason ile endometriozis incelemesi yapılabilir. Ultrason kişinin durumuna göre karından ya da vajinadan yapılabilir. Her iki tip ultrason üreme organlarının net görüntülerinin elde edilmesi açısından etkilidir. Ancak ultrason sonucunda endometriozis tanısının kesin koyulabilmesi için deneyimli bir hekimin oluşumlarının değerlendirmesi gerekir. Fizik muayenede olduğu gibi endometrioz alanlar ultrason ile görüntülenemeyebilir.

MRI: Manyetik rezonans görüntüleme olarak da bilinen MRI ile insan vücudundaki organların ve dokuların çok ayrıntılı görüntüleri elde edilebilir. Manyetik alan ve radyo dalgası ile elde edilen görüntülerle endometriozis teşhisi kesin bir şekilde konulabilir. Ayrıca MRI ile kişinin operasyon gereksinimi olması halinde detaylı cerrahi planlama yapmaya yardımcı olacak bilgi toplanması da mümkün olur.

Laparoskopi: Bazı vakalarda endometriozis teşhisi için rahim dışında endometriyal doku aranması gerekir. Bu durumda yapılması gereken işlem laparoskopidir. Genel anestezi altında yapılan bu işlemde göbek bölgesinde ufak bir kesi açılır ve laparoskop adı verilen görüntüleme cihazı ile karnın içi taranır. Laparoskopi ile endometriyal dokunun yeri ve boyutu ile ilgili bilgi alınır, ancak gerekli olması halinde bulunan dokulardan biyopsi için örnek alınabilir. Bazı durumlarda laparoskopi ile eş zamanlı olarak çikolata kistlerine müdahale edilmesi de söz konusu olabilir. Günümüzde sadece tanı amaçlı kullanımı son derece nadirdir. Sıklıkla tedavi amacı ile veya daha az olarakta ayırıcı tanı için kullanılır.

Endometriozis Tedavisi İçin Ameliyat Olmalı mıyım?

Endometriozis tedavisi için ameliyat olmak her zaman en iyi veya ilk sırada seçilecek çözüm olmayabilir. Cerrahinin olası risklerini de mutlaka karşılıklı konuşmak gerekir. Cerrahi tedavi seçildiyse tek seferde en iyi cerrahi yapılması gereklidir. Tekrarlayan cerrahiler sonrası çok deneyimli bir endometriozis cerrahı bile ameliyatı gerçekleştirse ameliyat çok daha zorlu geçmesi sürpriz olmaz. İlaç tedavisi gibi alternatif yöntemler ile kistlerin stabil (sabit) hale gelmesi ya da küçültülmesi mümkün olabilir. Çikolata kisti sorunu olan kişiler genellikle bu sorunun tedavisi ile birlikte doğurganlıklarını kaybedeceklerini düşünseler de histerektomi yani rahmin tamamen alınması (yumurtalıklarla birlikte) çok ileri durumlarda ve son çare olduğunda hastayla tartışılarak başvurulabilir.

Endometriozis Tedavisi Nasıl Yapılır?

Endometriozis tedavisinde tek bir reçete veya tek bir tedavi yöntemi yoktur. Kişinin yaşı, genel sağlık durumu ve çocuk sahibi olma isteği gibi farklı değişkenlerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda tedavi planlanması yapılabilir. Tamamen hastanın durumuna göre bireyselleştirilmiş bir tedavi seçilmesi gerekir. Ayrıca bu tedavinin ömür boyu sürebileceğinin göz önünde bulundurulması gerekir. Çikolata kisti ya da endometriozis ömür boyu sürse de çoğunlukla yönetilebilinen bir sağlık sorunudur. Bu durumda da hastalığın tedavisinden daha çok nasıl yönetileceğinin doğru belirlenmesi gerekir.

Ağrı Kesici İlaçlar

Endometriozis tedavisinde yaygın olarak kullanılan ağrı kesiciler, çikolata kistini tedavi etmese de sorunun yönetilebilir olmasına yardımcı olur. Kişinin genel sağlık durumunu yoğun bir şekilde etkilemeyen, infertilite nedeni olmayan ama yaşam kalitesini düşürecek ağrı ve kramplara neden olan endometriozis ağrı kesiciler ile kontrol altına alınabilir. Anti inflamatuar ilaçlar, (non-streoidal anti-inflammatory drugs ya da NSAID olarak adlandırılan ağrı kesiciler) kullanılabilir. Çikolata kisti sebebi ile ortaya çıkan ağrılar çok şiddetli olabileceği için reçetesiz ağrı kesici kullanımı sürecin yönetilmesine yardımcı olmayabilir. Bununla birlikte yoğun ağrının mutlaka uzman tarafından incelenmesi ve ağrı kesici kullanımının da yine uzman tarafından önerilmesi gerekir.

Hormon Tedavileri

Endometriozis için yaygın olarak kullanılan tedavi yöntemlerinden birisi de hormon tedavileridir. Hormonların menstrual döngü boyunca yaşadığı değişimler rahim dışarısına ulaşmış olan rahim içi dokusunun yani endometriyal dokunun daha da kalınlaşmasına neden olur. Hormon tedavisi endometriozis için kalıcı bir çözüm olmasa da çikolata kistinin büyümesinin durdurulması ve/veya boyutunun küçültülmesi açısından tercih edilebilir. Endometriozis için yapılan hormon tedavileri farklı şekillerde uygulanabilir.

Hormon tedavilerinin temel amacı östrojenin endometriozis üzerindeki etkilerini azaltmak için vücuttaki östrojen üretimini sınırlandırmak veya durdurmaktadır. Ancak bu tedavilerin endometriyal dokunun yapıştığı organdan ayrılmasını sağlamak ya da çikolata kistine bağlı infertiliteyi tedavi etmek gibi bir başarısı yoktur.

Hormonlu doğum kontrol hapları: Bu hapların kullanımı doğru tercih edildiklerinde adet döngüsünde meydana gelen yoğun pelvik ağrının ve kanamanın kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Ancak bu haplarının kullanımının mutlaka uzman kontrolünde yapılması gerekir.

Progestojenler: Progestojenler, doğal progesteron hormonu gibi davranan sentetik hormonlardır. Bu yapay hormonlar endometriyal dokunun hızlı büyümesine engel olmak için kullanılabilir. Özellikle şiddetli ağrısı olan hasta grubunda kullanımı tercih edilir.

GnRH Salıcı Hormon Agonistleri ve Antagonistleri: Bu ilaçlar yumurtalıkların uyarılmasını sağlayan hormonların üretilmesini engeller. Östrojen seviyesinin düşmesine ve menstruasyonun önlenmesine yardımcı olur. Tüm bu değişimlerin sonucunda endometriyal dokunun küçülmesine yardımcı olur. GnRH agonistleri ve antagonistleri yapay bir menopoz oluşmasına neden olur. Bu nedenle ilaç kullanımı ile birlikte menopoz belirtilerinin ortaya çıkması mümkündür. Kemik kaybı, vajinal kuruluk, sıcak basması gibi menopoz belirtilerinin önüne geçilebilmesi için düşük dozda östrojen ve progestojen alınması gerekebilir. İlaç kullanımı geçici menopoz etkisine neden olsa da ilaç kullanımı bırakıldıktan sonra infertilite meydana gelmez, kişi gebe kalabilir ve menstrual döngüsü yeniden başlar. Tedavide bu ilaçların kullanımını sınırlayıcı en önemli durum ise 6 aydan daha uzun kullanımlarının yan etkiler nedeni ile pek olmamasıdır.

Aromataz İnhinitörleri: Bu inhibitörlerin kullanımı vücuttaki östrojen miktarının azalmasını sağlar. Östrojen miktarının azalması ile birlikte endometriozisin semptomları kontrol altına alınabilir, büyümesi durdurulabilir ve/veya azaltılabilir. Özellikle lezyonu veya şikayeti tekrarlayan, diğer tedavilere cevap vermeyen hastalarda tercih edilir.

Hormon tedavilerinin bazı yan etkileri bulunmaktadır. Hormon tedavilerinin yaygın yan etkileri;

  • Kilo alma (sık değildir),
  • Halsizlik
  • Depresyon (özellikle progesteron kullanımında duygu durum değişiklikleri görülebilir) olarak ifade edilebilir.

Ameliyat

Endometriozis tedavisinde ameliyat genellikle ciddi şikayetleri olan hastalarda ilk tercih olarak seçilebilir. Cerrahi tedaviler de kendi içlerinde farklılaşmaktadır. Konservatif cerrahi (organ ve fonksiyon koruyucu cerrahi) ve son çare olarak özellikle doğurganlığını tamamlamış hastalarda, yaşta daha ileri ise histerektomi (yumurtalık ile birlikte rahmin alınması) endometriozis tedavisinde başvurulan yöntemlerdir.

Hangi Durumda Çikolata Kisti Tedavisinde Ameliyat Tercih Edilir?

Endometriozis yani çikolata kisti tedavisinde ameliyat semptomların ortadan kalkmasını sağlamak açısından en etkili tedavi yöntemi olsa da çikolata kisti tekrarlayabilen bir sağlık sorunudur. Ancak bazı durumlarda ameliyat ön planda tedavi seçeneği olarak seçilir;

  • Pelvik ağrı ve kramplar çok şiddetliyse,
  • Endometriozis semptomları ilaçlar ile kontrol altına alınamıyorsa
  • Gebe kalmada zorluk yaşanıyorsa, (tamamında cerrahi tedavi ilk planda seçilmez, seçilmiş grupta uygulanır)
  • Pelvik bölgedeki büyüme durdurulamıyorsa cerrahi müdahale bir gereklilik haline gelir.

Konservatif Cerrahi

Endometriozis semptomlarının kontrol altına alınması ve/veya doğurganlığın iyileştirilmesi gerektiğinde konservatif cerrahi müdahale yapılması gerekir. Bu nokta da doğurganlığın iyileştirilmesi amaçlandığı için histeroskopi de olduğu gibi doğurganlık kaybından çekinilmemesi gerekir. Bu ameliyatlarda cerrahlar doğurganlığı korumaya yönelik planlamalar yapar (yumurtalıklar, tüpler ve rahim korunur).

Laparoskopi karından açılan küçük kesiler ile endometriozise ulaşılması ve kistin çıkarılması işlemidir. Laparoskop adı verilen bir cihaz ile işlemler yapıldığı için açılan minik kesilerden ameliyat gerçekleştirilir. Ciddi bir iz kalmaz. Laparoskopi adı verilen cihazın üzerinde ameliyat bölgesini görüntülemek için bir kamera ve ışık kaynağı bulunur. Bu sayede nokta atışı müdahale edilmesi mümkün olur. Endometriozise bağlı meydana gelen endometrioma dokusu ve yumurtalık kistleri de bu teknik ile çıkarılabilir. Operasyon genel anestezi altında yapılır ve iyileşme süreci oldukça konforludur. Ameliyat sonrasında doğurganlık iyileştirilebilir ve endometriozis semptomları hafifletilir veya tamamen geçer. Ancak operasyondan sonra içeride endometrial doku kalması halinde sorunların tekrarlayabileceği unutulmamalıdır.

Histerektomi

Endometriozis tedavilerinde son aşamada histerektomi tercih edilir. Bu operasyon çok kapsamlıdır ve vücut üzerinde büyük etkileri olacaktır. Laparoskopik organ koruyucu cerrahiler, medikal ilaç tedavileri ile iyileşme sağlanamıyorsa ve artık çocuk sahibi olmama kararı alındıysa histerektomi yani rahmin alınması gündeme gelebilir. Ancak bu operasyon kararının çok dikkatli verilmesi gerekir. Histerektomi geri dönüşü olmayan cerrahi bir müdahaledir.

Histerektomi kapsamında yumurtalıkların çıkarılması endometriozis tedavisinde en etkili yöntem olarak kabul edilse de bu operasyon sonrasında vücutta meydana gelen değişiklikler ve ortaya çıkan farklı riskler ile birlikte doğurganlığın geri dönüşü olmayan şekilde kaybedilmesi bu operasyonun tercih edilmemesine neden olmaktadır. Bu operasyonda yumurtalıklar bırakılırsa endometriozisin tekrarlama olasılığı oldukça artmaktadır. Yumurtalıkların alınması da menopoz ile sonuçlanır. Yumurtalıklardan üretilen hormonların ameliyatla yumurtalıkların alınmasından sonra etkisiz hale gelmesi semptomların tamamen ortadan kalkmasına yardımcı olabilir ancak semptomların devam edebilme ihtimali de unutulmamalıdır. Erken menopoz kalp ve damar hastalıkları açısından riskin artmasına neden olur ve bu da operasyonun ciddi etkilerinden birisidir. Bu operasyonda yumurtalıkların alınması sonrasında HRT yani hormon replasman tedavisi (eksik olanı yerine koyma) ihtiyacının ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır. HRT ile birlikte histerektomi sonrasında endometriozis belirtilerinin geri gelebileceği unutulmamalıdır. Östrojen ve progesteron kombinesi ile yapılan HRT tedavisinin meme kanseri riskini arttırma ihtimali ancak uzun süre kulanımda vardır ama ideal menopoz yaşına ulaşıncaya kadar bu risk ciddi bir ölçüde artması beklenmez. (7)

Histerektomide yumurtalıkların alınmaması kişinin genel sağlık durumu açısından önemlidir ama bu durumda tedavinin başarısız olma ihtimali olduğu da unutulmamalıdır. Ancak 35 yaşından önce histerektomi ile birlikte yumurtalıkların alınması zorunluluk olmadıkça tercih edilmemektedir. 

Endometriozisten Nasıl Kurtulabilirim Ameliyatlı mı? Ameliyatsız mı?

Endometriozis tedavisinde farklı yaklaşımlara yer verilmesi gerekir. Bunun nedeni de tedavinin mutlaka kişiye özel olarak planlanması gereksinimidir. Endometriozis için en etkili tedavi yöntemi cerrahi müdahaledir. Ameliyat sonrasında doğurganlığın etkilenebileceğine dair inanış kişilerin çikolata kistinin cerrahi tedavisine ön yargılı yaklaşmasına neden olabilmektedir.

Çikolata kisti yani endometriozis tedavisinde farklı yaklaşımları denerken kişilerin yaşam kalitesini yükseltmek ve beklentilerini karşılayabilmek önemlidir. Çikolata kisti hiçbir semptom göstermeden var olabileceği gibi kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir durum olarak da karşımıza çıkabilir. Semptomsuz olduğu düşünülen çikolata kistinin kadın kaynaklı infertilite nedeni olabileceği unutulmamalıdır. Doğal yollarla 1 yıl boyunca hamile kalmayı deneyen ama başarısız olan çiftlerin infertilite nedenlerini araştırırken bir semptom olmasa da endometriozis ihtimalini göz önünde bulundurmak ve doğru tedaviyi planlamak gerekir. İlaç ve hormon tedavilerinin belirli yan etkilerinin olması konservatif cerrahi ile hem doğurganlığı sağlamayı hem de semptomları kontrol altına almayı ön plana çıkarır. Ancak cerrahi müdahalenin mutlaka uzman, deneyimli bir hekim tarafından yapılması ve çok detaylı planlanması gerekir.

Endometriozis için en iyi cerrahi yöntem hangisi?

Endometriozis tedavisinde rahim ve yumurtalıkların korunmasını esas alan konservatif cerrahi müdahale en etkili tedavi yöntemidir. Kapalı Cerrahi (Robotik veya Laparoskopik cerrahi) ile yapılan bu ameliyatlarda bölgenin ve buna bağlı olarak doğurganlığın korunması için planlama yapabilmek mümkündür. Ancak cerrahi müdahale için kişinin uygun olması gerekir. Daha önce benzer bir ameliyat olan kişiler, çift taraflı çikolata kisti olanlar, ergenlik döneminde olanlarda yani adölesanlarda, yumurtalık rezervi düşük olanlarda cerrahi müdahale ilk planda tercih edilmemektedir.

Endometriozis ameliyatı nedir? Hangi durumlarda gereklidir?

Endometriozis ameliyatı farklı teknikler ile yapılabilen bir operasyondur. Çikolata kisti için ameliyat gerekliliği kişide bulunan kist ve/veya kistlerinin çapının 4 santimetreyi aşması durumunda ortaya çıkar dense de sıklıkla 5-6 cm yi geçmesi beklenir. Ancak kist sayısı ve sorunun kişinin yaşam kalitesini ne boyutta etkilediği de ameliyat kararında önemlidir. Hatta tedaviye karar verirken hayat kalitesinin etkilenmesi kist çapından çok daha önemlidir. Yaygın olarak tercih edilen çikolata kisti ameliyatı Laparoskopik veya robotik cerrahi ile yapıldığı zaman hem iyileşme süreci açısından hem de operasyonun doğurganlığa etkileri açısından konfor sağlar açık cerrahiye göre. Kapalı cerrahi ile enfeksiyon riskinin azalması, bölgesel ağrının çok daha az olması, iyileşme sürecinin kısalması ve normal yaşama dönüşün daha konforlu olması gibi artılar yaşanabilir.

Endometriozis Ameliyatı Öncesi

Endometriozis ameliyatı öncesinde gerekli tetkiklerin tamamlanmış olması gerekir. Bu tetkikler hem kişide bulunan kistlerin belirlenmesi hem de ameliyatın planlanması kapsamında yapılmaktadır. Kistlerin boyunun ve türünün belirlenmesi ile planlama yapılabilir. Ameliyat öncesinde mutlaka jinekolojik muayene ve ultrason ile detaylı inceleme yapılması gerekir. Operasyon kararı verildikten sonra anestezi için gerekli olan tetkiklerin yapılması önemlidir. Ameliyat öncesinde anestezi testlerinin yapılması ve operasyona girecek anestezi uzmanının sürece dair planlama yapması gerekir. Ameliyat öncesinde alkol ve sigara kullanımının bırakılması gerekir. Bu hem operasyon hem de post operatif süreç açısından önemli bir durumdur. Ameliyattan en az bir hafta öncesinde her iki maddenin kullanımının bırakılması önerilir. Buna ek olarak kişinin düzenli kullandığı ilaçları mutlaka doktoruna söylemesi, ameliyat öncesi dönemde kan sulandırıcı etkisi olan ilaçları veya takviyeleri kullanmaması gerekir. Ayrıca E vitamini açısından zengin gıdalar ile beslenilmemesi de operasyon açısından önemlidir.

Endometriozis Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Endometriozis ameliyatı genel anestezi altında yapılan ve eğer konversatif ameliyat olarak planlandıysa da genellikle yaklaşık olarak 60-120 dakika kadar süren bir operasyondur. Histerektomi yapılacaksa ameliyat süresi operasyonun tekniğine bağlı olarak 1 saat ile 3 saat aralığında olabilir. Derin Endometriozis cerrahisi de yapılacaksa süre çok daha fazla uzamaktadır.

Açık Teknik ile Endometriozis Ameliyatı

(Büyük kesi ile karnın içine girilmesi)

Bu operasyon geçmiş yıllarda en çok tercih edilen çikolata kisti ameliyat tekniği olarak bilinmektedir. Günümüzde çok daha konforlu bir şekilde yapılabildiği ve iyileşme süreci de rahat olduğu için genellikle kapalı teknik tercih edilse de bazı durumlarda açık teknik tercih edilmektedir. Açık teknik ile endometriozis operasyonu genel anestezi altında gerçekleştirilir. Bu operasyonda sezaryen kesisi ile benzer bir kasık kesisi açılır ve batından giriş yapılarak bölgedeki endometriyal dokuların çıkarılması esas alınır.

Laparoskopi (Kapalı Teknik) ile Endometriozis Ameliyatı

Bu operasyon genel anestezi altında yapılır. Karından açılan küçük bir kesiden içeri sokulan laparoskop adı verilen cihaz ile operasyon gerçekleştirilir. Operasyonda bölge kameralar ile detaylı bir şekilde incelenir ve endometriyal doku bulguları alınır. Bu sayede endometriozise bağlı semptomların önüne geçilmesi ve doğurganlığın geri kazandırılması sağlanmış olur.

Histerektomi

Histerektomi için farklı teknikler denenebilir. Hangi tekniğin tercih edileceğine göre operasyonun uygulanışı farklılık gösterebilir.

Parsiyel (Kısmi) Histerektomi: Rahim gövdesinin çıkarıldığı ancak yumurtalıkların, rahim boynunun ve fallop tüplerinin bırakıldığı operasyondur.

Total (Tam) Histerektomi: Yumurtalıklara, fallop tüplerine müdahale edilmeden rahmin tamamının çıkarıldığı operasyondur.

Radikal Histerektomi: Rahim ile birlikte tüm üreme organlarının, bölgede bulunan lef düğümlerinin, rahme yakın olan vajen dokunun çıkarıldığı operasyondur. Özellikle çok derin tutulumlu Endometriozisli hastalarda aynı rahim ağzı kanserindeki gibi Radikal histerektomiye başvurulabilir. Rahim ağzı kanserinden farkı ise endometrioziste genellikle derin tutulum tek taraflıdır.

Endometriozis Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

Endometriozis ameliyatı sonrasında iyileşme süreci yapılan operasyonun tekniğine ve kapsamına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Kişinin yaşının, genel sağlık durumunun ve post operatif dönem kurallarına sağlanan uyumun da iyileşme sürecini etkileyebileceği ifade edilebilir.

Açık Teknik ile Endometriozis Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

Operasyondan sonra kişinin genelde en az 2 gün hastanede kalması gerekebilir. Kişi taburcu edildikten sonra birkaç gün dikişlerin olduğu bölgeyi korumalı ve dikişleri zorlayacak hareketlerden kaçınmalıdır. Bu dönemde doktor tavsiyesi ile ağrı kesici ve enfeksiyon oluşum riskinin minimize edilebilmesi amacıyla antibiyotik kullanımı gerçekleştirilebilir. Açık teknik ile yapılan operasyonlarda kesi biraz daha büyük olduğu için iyileşme sürecinde daha dikkatli davranılması gerekir. Ağır kaldırmamak, bölgeyi zorlayacak hareketlerden kaçınmak iyileşme süreci açısından önem taşır.

Laparoskopi ile Endometriozis Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

Laparoskopi sonrası iyileşme süreci oldukça konforludur. Kişiler 1 gün hastanede kaldıktan sonra taburcu edilebilirler. İyileşme sürecinde kesi yapılan yerin hızlı bir şekilde iyileşmesi için ağır kaldırmamak, bölgeyi temiz tutmak ve doktor tarafından verilen ilaçları düzenli kullanmak gerekir. Operasyon karın bölgesinden yapıldığı ve büyük kesilere gerek olmadığı için kişi normal yaşantısına kısa sürede dönebilir.

Histerektomi Sonrası İyileşme Süreci

Histerektomi en minimal hali ile yapılsa da oldukça kapsamlı bir operasyondur ve iyileşme süreci de uzundur. Operasyondan sonra bir ya da iki gün hastanede kalınması gerekir. Operasyondan sonra verilen ağrı kesici ve antibiyotiklerin iyileşme süreci açısından oldukça büyük bir önemi vardır.

Histerektomi sonrasında bölgeyi yoracak aktivitelerden mutlaka kaçınılması gerekir. İlk 5 hafta yorucu sporlar yapmamak, ağır kaldırmamak bu dönemde önemlidir. Operasyon sonrası konforlu bir iyileşme süreci için beslenmeye dikkat edilmesi tavsiye edilir. Histerektomi sonrası kabızlık ihtimalini ortadan kaldırmamak için lifli beslenme tercih edilmeli ve operasyondan sonraki erkenden tam beslenmeye geçilir. Bu operasyonun iyileşme sürecinde kabızlık meydana gelmesi kanamaya neden olabileceği için beslenmeye özellikle dikkat edilmesi gerekir. Operasyondan hemen sonraki gün koruyucu pansuman malzemeleri sayesinde duş alınabilir. Ancak vücudun suyun içerisinde kalmaması gerekir. Bununla birlikte havuz ve denize girilmemesi, sauna gibi nem oranı yüksek ortamlara bulunulmaması iyileşme açısından önemlidir. Bu uyarıya en az 5 hafta süre ile dikkat edilmelidir. Histerektomi sonrası cinsel ilişki için en az 2 ay süre ile beklenmesi gerekli görülmesi halinde de bu sürenin 3 aya kadar çıkarılması gerekebilir. Histerektomi sonrası menstrual döngü devam etmez. Ancak yumurtalıkların korunduğu bir histerektomi yapılmışsa kişi menopoza girmez. Eğer menopoz belirtileri ortaya çıkarsa, çıkan belirtilere göre hormon tedavisine başlanması gerekebilir.

Endometriozis Hakkında Sık Sorulan Sorular

Endometriozis adı çok sık duyulan, kadın infertilite nedenleri arasında önemli bir yere sahip olan ve son yıllarda gelişen tedaviler ve teknikler sayesinde gündeme daha çok gelen bir sağlık sorunu olduğu için hem hakkında yazılanlar hem de merak edilenler her geçen gün artıyor. Endometriozis hakkında en çok soruların cevaplarının doğru bilinmesi hem hastalığı tanımak hem de tedavi süreçlerine hakim olmak açısından büyük önem taşıyor.

Evde İlaçlarla ya da Bitkisel Tedavilerle Endometriozisi Yok Etmek Mümkün mü?

Bitkisel tedaviler ve evde hazırlanan kürlerin çikolata kisti tedavisine iyi geldiğine dair oldukça yanlış bir algı var. Çikolata kistinin kesin bir tedavisi olmamakla birlikte oldukça yaygın görülen bir durum olması bu sağlık sorunu ile ilgili çok ciddi araştırmalar yapılmasına neden oluyor. Ancak bu endometriozis için ev yapımı bir tedavi denemek gelecekte çok daha büyük sorunlar yaşamak için atılacak adımlardan birisi olma niteliği taşıyor. Endometriozis şüphesi ya da teşhisi olan bir kadının yapması gereken güvenilir bir uzman ile tedavi seçeneklerini konuşmak, kistlerin sayısının ve boyutlarının takip edilebilmesi için düzenli olarak kontrol yaptırmak olmalıdır.

Endometriozis Ameliyatı Fiyatları Nasıl Belirlenir?

Endometriozis ameliyatında fiyatların belirlenmesinde pek çok unsur etki eder. Öncelikle endometriozisin ameliyatla tedavisinde iki temel teknik kullanılır. Bu teknikler kapsam ve uygulama açısından oldukça farklı olduğu için ameliyat fiyatları açısından oldukça belirleyicidir. Çikolata kisti ameliyat fiyatlarında teknik bir belirleyici olsa da ameliyatın kapsamı, ameliyatı yapacak cerrahın uzmanlığı, ameliyatın yapılacağı klinik ya da hastanenin fiyat politikası, operasyonda kullanılacak ekipmanların kalitesi, robotik cerrahi gibi yeni nesil tekniklerin maliyetleri gibi unsurların da fiyatlandırma üzerinde etkisi olduğu unutulmamalıdır.

Endometriozis Ameliyatı İçin En Uygun Yaş Kaçtır?

Endometriozis ya da çikolata kist ameliyatı için uygun yaşın belirlenmesinde farklı unsurların göz önünde bulundurulması gerekir. Bu ameliyat için ideal bir yaş yoktur. Ancak çikolata kistinin 15 yaştan itibaren meydana gelebildiği ve kadın kaynaklı infertilite nedeni olabileceği unutulmamalıdır. Hastanın durumuna göre 20’li yaşlarda veya 50’lili yaşlarda da yapılabilir. Ana faktör hastanın klinik durumudur. Endometriozisin ne kadar ileri seviyede olduğuna, çocuk doğurma isteğine, doğum sayısını tamamlayıp, tamamlamamasına, kişinin yaşına ve genel sağlık durumuna göre operasyon kararı verilmesi gerekir. Ergenlik döneminde, çift taraflı çikolata kisti olanlarda, çok sık operasyon geçirmiş kişilerde özellikle çocuk isteği varsa Ameliyat ön planda tercih edilmemektedir.

Endometriozis Ameliyatı Esnasında Ağrım Olur mu?

Endometriozis ameliyatı genel anestezi altında yapılan bir operasyon olduğu için operasyon esnasında herhangi bir ağrı veya acı hissedilmesi mümkün değildir. Anestezi etkisi geçtikten sonra operasyonun kapsamına göre hissedilecek ağrı seviyesi değişiklik gösterir. Ancak operasyon sonrasında doktor tarafından verilen ağrı kesicilerin kullanımı ve ağrı pompasının kulanılması ile ağrı kontrol altına alınabiliyor ve kısa sürede ağrısız iyileşme süreci başlar.

Endometriozis Ameliyatı Genel Anestezi ile mi Yapılıyor?

Endometriozis ameliyatları genel anestezi altında yapılan operasyonlardır.

Endometriozis Ameliyatının Olası Riskleri

Endometriozis ameliyatlarının her cerrahi operasyonda olduğu gibi bazı riskleri vardır. Özellikle de endometriyal dokunun tutunduğu bölgeler ve tutunma miktarı operasyonun kapsamının belirlenmesinde etkilidir. Operasyonun kapsamı genişledikçe operasyonun riskleri de artar. Çikolata kisti ameliyatı sonrasında mesane, üreter ve bağırsak yaralanmaları meydana gelebilir. Bu tür komplikasyonların engellenebilmesi için operasyonun iyi planlaması ve mutlaka cerrahi tekniklerde uzmanlığı olan bir doktor tarafından gerçekleştirilmesi gerekir.

Endometriozis Ameliyatında Laparoskopi Yönteminin Avantajları

Laparoskopi tekniği ile yapılan operasyonların çok sayıda avantajı vardır. Ancak bu avantajların gündeme gelebilmesi için operasyonun mutlaka uzman bir cerrah tarafından gerçekleştirilmesi gerekir. Laparoskopik teknik ile gerçekleştirilen endometriozis operasyonu sonrası iyileşme süreci çok daha kısadır. Hastanede kalış süresinin kısalması, normal hayata geri dönüşün daha kısa sürede ve daha konforlu olması, kişinin bağırsak hareketlerinin normale dönüşünün daha hızlı olması gibi avantajlar bulunmaktadır. Post operatif dönem avantajlarının yanı sıra cerrahi müdahale yapılacak alanın çok daha net görüntülenmesi ve endometriyal dokuların daha kolay fark edilmesini sağlayan bu teknik ile operasyonun kapsamı arttırılabilmektedir.

Endometriozisten Lazerle Kurtulmak Mümkün mü?

Endometriozis ameliyatlarında lazer ile endometriyal dokunun tahrip edilmesi kullanılan bir yöntem olmakla birlikte sadece lazer tedavisi ile çikolata kisti sorunu ortadan kalkmamaktadır. Bunun yanı sıra endometriyal dokuların lazer ya da elektrik akımı ile tahrip edilmesi de tercih edilmektedir. Endometriozis ameliyatında lazer kullanımının herhangi bir ek yan etkisi olmadığını gösteren araştırmalar bulunmaktadır. (8) Lazer ile tahrip etme operasyon açısından çok konforlu olsa da operasyonu yapan cerrahın lazer kullanımı ile ilgili yetkinliğinin bulunması gerekir.

Endometriozisin Ameliyatsız Tedavisi Mümkün mü?

Endometriozis kesin bir ilaç ile tedavisi olmayan ve sadece gerekli durumlarda cerrahi yaklaşımlar ile hafifletilmeye ve/veya tedavi edilmeye çalışılan bir sağlık sorunudur. İlaç ve hormon tedavileri ile çikolata kistinin kontrol altına alınması mümkün olabilmektedir. Bazı vakalarda sadece gözlem yapılması bile yeterli olabilmektedir. Çikolata kisti tedavisinde planlama mutlaka kişiye özel yapılmalıdır. Endometriozise bağlı yaşam kalitesi düşüşü, gebe kalamama durumu gibi faktörler göz önünde bulundurularak doğru tedavi planlaması yapılması kritik derecede önemlidir.

Endometriozis Tekrar Ediyor mu? Sonuçlar Kalıcı mı?

Çikolata kisti tekrar edebilen bir sağlık sorunudur. Yapılan çalışmalar operasyondan sonra endometriozisin tekrar ortaya çıkma ihtimali olduğunu göstermektedir. Cerrahi müdahalelerde amaçlardan birisi de kistlerin gebeliğe engel olma durumunun ortadan kaldırılması olduğu için cerrahi müdahale yaygın olarak tercih edilmektedir. Bununla birlikte endometriozis kolay teşhis edilen bir sağlık sorunu değildir. Endometriozis yani çikolata kisti olan kadınlarda bu sorunun teşhis edilmesi ortalama olarak 7 yıl sürer. Bu sürede çikolata kistinin yayılması, kalınlaşması ve sağlık üzerindeki olumsuz etkilerinin artması olasıdır. Çikolata kisti tedavilerinden sonra düzenli kontrollerin yapılması ve mevcut durumun gözlemlenmesi ile tekrar eden kistler üzerinden kontrol mekanizmasının daha etkili çalışması sağlanır.

Hangi Branş Doktoruna Gitmeliyim?

Endometriozis tanısı, tedavisi ve izlemi için endometriozis konusunda uzman kadın doğum hastalıkları hekimlerine gidilmesi gerekir. Aslında tüm kadınların düzenli jinekolojik muayene yaptırması çok önemlidir. Düzenli jinekolojik muayene sayesinde pek çok hastalık erken teşhis edilebilir.

(1) https://obgyn.onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1111/1471-0528.15692

(2) https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/30908874/

(3) https://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/endometriosis/symptoms-causes/syc-20354656

(4) https://www.aafp.org/afp/2011/0101/p84.html

(5) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5737931/

(6) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2941592/

(7) https://www.nhs.uk/conditions/endometriosis/treatment/

(8) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3015670/

Read More

Prof. Dr. Taner Usta ile Çikolata Kisti Hastalığı Hakkında Kısa Kısa…

Çikolata Kisti Nasıl Fark Edilir?

Endometriozis üreme çağındaki 10 kadından 1’nde görülür (çoğunlukla 15-49 yaşları arasında). Dünyada yaklaşık 176 milyon kadında endometriozis görülür. Ülkemizde de yaklaşık 2 milyon kadınımızın endometriozis hastalığına sahip olduğunu tahmin ediyoruz.

Endometriozis bir üreme çağı hastalığıdır ve en çok 30’lu yaşlarda görülür. Kadınların fiziksel, mental ve sosyal hayatını da etkileyebilir. Kadınların farkındalığının olmaması veya semptomların normalleşmesi, hastalığın ilk semptomlarının fark edilmesinden tanısının konulmasına kadar geçen süreyi uzatır.

Ağrılı adet, ağrılı ilişki ve kronik kasık ağrısı olan kadınlarda %70 oranında görülmektedir. İnfertilite problemi olan kadınlarda %30-40 oranında görülmektedir. Genel olarak üreme çağındaki (15-49 yaş) her 10 kadının birinde görülmektedir. Adolesan dediğimiz 13-19 yaş grubunda endometriozis sık görülmemekle birlikte şiddetli adet ağrısı olan ve de ağrı kesicilere cevap gözlenmeyen genç kızlarda endometriozis bulunma sıklığı %70’lere kadar çıkmaktadır.

Rahim içini döşeyen, endometrium denilen dokunun rahim dışı organlarda yerleşmesidir. Sıklık sırasıyla görüldüğü organlar karın içini döşeyen periton zarı, yumurtalıklar, tüpler, vajina, bağırsaklar, mesane, üreter, umbilikus (göbek deliği), eski operasyon dikiş bölgeleri, akciğerler, diyafram, burun, beyin, göz, meme dokusu, kalp, dalak olarak bildirilmiştir. En sık, %60-75 oranında, yumurtalıklarda görülmektedir.

Endometriozis belirtileri nelerdir?

Endometriozis belirtileri nelerdir?

Sonuçta oluşan endometriozis odakları estrojen hormonunun adet döngüsündeki değişimlerine göre büyümekte ve kanamakta, daha derine doğru yayılmakta, bunlara bağlı olarak da bulunduğu bölgelerde ağrı ve yapışıklıklar oluşturmaktadır. Endometriozis odaklarını bağışıklık sistemi hücreleri ortadan kaldırmaya çalışırken iltihabi bir durum da beraberinde oluşmaktadır, buna bağlı nedbe dokuları, ciddi yapışıklıklar meydana gelmektedir.

Ağrılı adet, ağrılı cinsel ilişki (kasıklara ve makata vuran ağrı), infertilite, kabızlık, hazımsızlık, şişkinlik, karın ağrısı, pelviste yani karın alt kısmında rahatsızlık hissi, adet düzensizliği, adet öncesi lekelenme, sık idrara çıkma, kanlı idrar, yan ağrısı endometriozisi akla getiren hasta şikayetleridir (Tablo 1). Zaman zaman hiç şikayet oluşturmaz ve ameliyat ya da ultrasonografi esnasında görülür.

Aşağıdaki Şikayetler Sizde Varsa Endometriozis Hastası Olabilirsiniz!
Ağrılı Adet
Ağrılı Cinsel İlişki
Ağrılı Büyük Tuvalete Çıkma (Özellikle Adet Sırasında)

Tablo 1. Endometriozis olabileceğini sıklıkla düşündüren klinik şikayetler.

Endometriozis tanısı nasıl konulur?

Öncelikle her hastalıkta olduğu gibi hastanın şikayetleri ve kişisel hikayesi alınır. Daha sonra jinekolojik muayene ve ultrasonografisi yapılır. Pelvik muayene esnasında hassasiyet, ağrı ifadesi,rahim ve yumurtalıkların hareketinin kısıtlı olması endometriozisi düşündürmektedir. Zaman zaman spekulum muayenesi esnasında serviks (rahim ağzı) arkasında mavi-mor nodüler lezyonlar görülebilmekte, bu basit bulgu pelvisin derin dokularında endometriozis varlığını ifade etmektedir. Bu nedenle spekulum ile pelvik muayene tanı konulmasında önemlidir.

Tanıdaki yardımcı yöntemlerden en bilgi verici olanı ultrasonografidir. Ultrasonografide overdeki endometrioma dediğimiz çikolata kistleri, overlerle rahim arası ciddi yapışıklıklar, zaman zaman barsak, rektum, mesanede endometriotik nodüller görüntülenebilmektedir. İleri görüntüleme yöntemleri olan MRI, BT, özellikle derin endometriozis dediğimiz endometriozisin derin pelvik dokuları tuttuğu durumlarda faydalı olmaktadır.

Yine bir başka yardımcı yöntem kan testleri olup en sıklıkla Ca 125 ve Ca 19-9 istenmektedir. Fakat bu testlerin endometriozisi tanımada hassasiyeti düşük olup sadece ek tetkik olarak istenmektedir.

Endometriozisin kesin tanısı laparoskopi ile doku biyopsisi yapılarak konulur. Laparoskopi esnasında endometriozis hafif (evre 1-2) ve şiddetli (evre 3-4) olarak değerlendirilebilir. Bir başka sınıflandırmada endometriozis periton endometriozisi, over endometriozisi ve derin endometriozis olmak üzere 3 grupta değerlendirilmektedir. Periton yani karın zarı ve overde endometriozis tespit etmek laparoskopi esnasında kolay olmasına rağmen, derin endometriozis derin pelvik dokuları tuttuğundan operasyon esnasında gözden kaçırılabilir.

Endometriozis Nasıl Tedavi Edilir?

Endometriozis hastalığının evresi, şiddeti tedavi yaklaşımını etkilemektedir. Tedavide belirleyici iki önemli faktör ağrı ve infertilite (çocuk isteği)’dir.

Endometriozis tedavisinde medikal ilaç kullanımı ve cerrahi olmak üzere 2 temel yaklaşım vardır.

İlaç Tedavisi

Medikal ilaç ile tedavide amaç düşük estrojenik bir durum oluşturarak endometriozis lezyonlarını baskılamak, enflamasyonu azaltmak, endometriozis lezyonlarının ilerlemesini durdurmaktır. İlaç tedavisinde ağrı kesiciler, doğum kontrol hapları, progesteron içeren ilaçlar ve rahim içi sistemler (spiral), GnRH analogları dediğimiz aylık ya da 3 aylık iğneler, aromataz inhibitörleri yer almaktadır. Bunlar arasında yan etki ve fiyat açısından fark vardır. İlaç tedavisi ne şekilde olursa olsun tedaviden 2 yıl sonra %50 oranında endometriozis tekrarlayabiliyor.

Cerrahi Tedavi

Cerrahi tedavide amaç normal anatomiyi sağlamak, yapışıklıkları açmak, yumurtalık kistlerini kalan yumurtalık dokusuna en az hasar verecek şekilde çıkarmak, peritondaki endometriozis odaklarını ve derin endometriozis nodüllerini çıkarmaktır. Cerrahi Tedavide Laparoskopi veya Robotik Cerrahi gibi kapalı cerrahi yöntemler kullanılır. Açık cerrahi ise tercih edilmez. Laparoskopi/Robotik cerrahide göbek deliğine açılan küçük bir kesi aracılığı ile gerçekleştirilir.

Cerrahi sonrası medikal ilaç tedavisi uygulanması hem semptomların hem de yeniden ortaya çıkışını geciktirebilir.

Ağrı şikayeti ön planda ise medikal tedavi de cerrahi tedavi de önerilebilir fakat cerrahi tedavi ağrı için en etkin yöntemdir. Burada kadının çocuk isteği ve yaşı önem kazanmaktadır. Menopozda endometriozis tespit edilen kadınlarda cerrahi tedavi düşünülmelidir.

Zaman zaman endometriozis cerrahisi çok zorlu olabilmekte, barsak ve mesane tutulumları görülebilmekte, bu olgularda kolon (barsak) cerrahı ve ürolog ile birlikte bir ekip olarak ameliyatı yapmak uygun olmaktadır. Sonuç olarak, endometriozis tedavisi bireyselleştirilmelidir.

Endometriozis Hakkındaki Gerçekler

Endometriozis Hakkındaki Gerçekler

Endometriozis’li Anne veya Kızkardeş Olması ?

Hastalığın bilinen bir sebebi yoktur, fakat genetik olarak yatkın kadınlarda görülmesi daha olasıdır. Annesinde veya kız kardeşinde endometriozis olan kadınlar, hastalığa yakalanma açısından daha risklidir. Çevresel faktörler de hastalığın gelişiminde rol oynayabilir. Araştırmalarda, endometriozis’in dioksine (çevresel bir atık) maruz kalanlarda riskin arrtığı gösterilmiştir.

Gebe Kalmak Hastalığı Yok Eder Mi?

Gebelik, hastalığın semptomlarını azaltabilir. Fakat hastalığı tamamen tedavi etmez. Sıklıkla lohusalık sonrası hastalık kaldığı yerden devam eder.

Rahmin Alınması Endometriozis’de Çözümmüdür?

Histerektomi bir grup hasta da semptomları azaltabilir. Fakat hastalığın kesin bir tedavisi değildir. Tedavideki en önemli nokta rahmin alınması değil, bütün endometriozis odaklarının çıkarılmasıdır.

Endometriozis’li Kadınlarda Yumurtalık Kanseri Riskinde Farklılık Varmı?

Endometriozisli kadınların over kanseri açısından daha risklidir. Risk artışı olsa da, bu risk oldukça düşüktür. Risk özellikle 45 yaşından sonra artmaktadır.

Prof. Dr. A. Taner Usta

Endometriozis ve Kronik Pelvik Ağrı Merkezi,

Kadin Hastaliklari ve Dogum Klinigi,

Acibadem Altunizade Hastanesi,

Acibadem MAA Universitesi, 

Istanbul.

Taner A. Usta M.D., Professor of Obstetrics and Gynecology, 

Endometriosis and Pelvic Pain Center

Department of Ob&Gyn

Acibadem Altunizade Hospital,

Acibadem Mehmet Ali Aydinlar University, Istanbul.

Board Member of Turkish Gynecologic Endoscopy Society,

President of Turkish Endometriosis&Adenomyosis Society.

Read More

Çikolata kisti nasıl fark edilir?

Endometriozis normalde rahim içini kaplayan endometrium dokusuna benzer dokuların rahim dışına doğru büyümesiyle ortaya çıkan ağrılı bir hastalıktır. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Taner Usta, “Çikolata kisti nasıl fark edilir?” sorusunun yanıtını ve hastalığa dair tüm detay bilgileri bizler için paylaştı.

Çikolata kisti nasıl fark edilir?
Halk arasında çikolata kisti olarak da bilinen endometriozis en sık yumurtalıkları, fallop tüplerini ve serviksi kaplayan dokuda meydana gelir.

Endometriyal doku ender olarak pelvik organların dışına da yayılabilir. Çikolata kistinde endometrial benzeri doku her adet döngüsünde kalınlaşmakta ve kanamaktadır. Fakat bu dokunun vücuttan çıkış yolu olmadığı için bulunduğu yerde kalır.

Endometriozis yumurtalıklarda meydana geldiğinde çeşitli kistler oluşabilir. Etrafındaki dokuları irrite ederek skar dokusu ya da yapışkanlıkların ortaya çıkmasına neden olur. Çikolata kisti özellikle adet döngüsünün aşırı ağrılı olmasının önünü açar.

BELİRTİLERİ NELERDİR?

Çikolata kistinin en sık görülen belirtisi adet döngülerinde artan pelvik ağrılardır. Ayrıca normalden daha ağrılı kramplar da görülür. Ağrı döngü sürecinde giderek artar. Adet döngüsünün uzadığı durumlarda bel ve karın ağrısı da ortaya çıkar.

Ayrıca cinsel ilişki sırası ve sonrasında da ağrının meydana gelmesi de çikolata kisti belirtileri arasında yer alır. Adet dönemi boyunca tuvalete çıkmada ağrı, aşırı miktarda kanama ve kısırlık da çikolata kistinin bazı belirtileridir.

Adet döneminde yorgunluk ishal, kabızlık, şişkinlik ya da aşırı bulantı nadiren de olsa çikolata kistine işaret eden semptomlar arasında yer alır. Bu belirtiler ile çikolata kisti bazen pelvik inflamatuar hastalık ya da yumurtalık kistleri ile karıştırılabilir.

NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Birçok kadın adet döngüsü sırasında pelvik ağrı yaşamaktadır. Ancak dönemin çok zorlu ve ağrılı geçmesi çikolata kistinden kaynaklı olabilir. Normal bir pelvik muayenede kist ya da skar dokusu belirlenebilir. Ancak bu çikolata kisti teşhisi için yeterli olmaz.

Tam teşhis için ultrason ya da MR gibi görüntüleme teknolojilerinden yararlanılır. Ayrıca teşhis amaçlı laparoskopi de çikolata kistinin teşhis edilmesinde tercih edilir. Ultrason görüntüleme yönteminde yüksek frekanslı ses dalgaları ile üreme organları görüntülenir.

MR da ise büyük bir mıknatıs, radyo dalgaları ve bilgisayar kullanılır. MR testleri anı zamanda uzman doktorun çikolata kisti ameliyatına hazırlanmasına yardımcı olur. Laparoskopi ise göbek deliği altına açılan küçük bir kesi aracılığı ile gerçekleştirilir.

Read More

Çikolata kisti patlaması

En sık sorulan ve merak edilen konulardan biri, çikolata kistinin patlama ihtimali ve patlarsa ne olacağıdır.

Çikolata kisti nedir? Belirtileri ve tedavisi nasıldır?

Endometriozis yani çikolata kisti hastalığı, sıklıkla üreme çağında 10 kadından 1’inde görülen ve genellikle sinsi ilerleyen bir hastalıktır. Çikolata kisti hastalığı, kimi kadında bir toplu iğne ucu kadar minik bir lezyon yaşam kalitesini önemli ölçüde olumsuz etkilerken, kimisinde bir ceviz hatta limon büyüklüğünde olup hiçbir belirti vermemektedir. En sık görülen belirtileri ise kronik yorgunluk, ağrılı adet, ağrılı cinsel ilişki, kısırlık, ishal ve kabızlık, makattan kanama, kanlı dışkı, adet düzensizliği, adet öncesi lekelenme, ağrılı ve kanamalı idrar yapmadır. Ancak dediğimiz gibi bazı endometriozisli kadınlarda ise hiçbir belirti olmayabilir, tanı ultrasonla ya da ameliyat sırasında görülerek konur. Buradaki belirleyici iki önemli faktör ağrı ve çocuk isteğidir.

Endometriozis tedavisinde medikal ve cerrahi tedavi olmak üzere 2 temel yaklaşım vardır. Ağrı şikayeti ön planda ise ilaç tedavisi de cerrahi tedavi de önerilebilir. Ancak bilinmelidir ki cerrahi tedavi ağrı için en etkin yöntemdir. Çocuğu olan kadınlarda cerrahi ile ilgili bir sınırlayıcı durum yokken, çocuğu olmayanlarda, çift taraflı çikolata kisti olanlarda ve daha önceden operasyon geçirmiş hastalarda cerrahi tedavi ön planda düşünülmemektedir. Günümüzde robotik cerrahi ile başarı oranı daha yüksek ve kolay tedavi mümkün olabilmektedir.

Peki çikolata kisti patlarsa ne olur?

Çikolata kistinin duvarının yırtılarak, kist içeriğinin karnın içerisine dağılması çok sık görülen klinik bir durum değildir. Ancak kistin boyutu büyüdükçe cidara yapılan basınç artar. Bu da çikolata kisti patlamasına neden olabilir. Çikolata kisti, cinsel ilişki, egzersiz ve muayene esnasında da baskı sonucu patlayabilir. Çikolata kisti patladığı sırada bıçak saplanması gibi ani bir acı hissedilebilir.

Çikolata kisti patladığı takdirde kist içeriği kistin bulunduğu yumurtalığın üzerine ya da pelvis bölgesinde bulunan diğer organların üzerine dağılabilir. Bu durumda enfeksiyon, organların birbirine yapışması ve kasık ağrısı gibi sorunlara neden olabilir. Kist patladığı takdirde acil müdahale etmek gerekebilir. Kistin patlaması sonucunda kanama, yüksek ateş, mide bulantısı ve kusma ya da şiddetli ağrı görülebilir. Karında ciddi bir enfeksiyon gelişebilir. Bu tarz belirtileri gördüğünüz takdirde hemen doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Read More

Endometriozis (çikolata kisti) belirtileri depresyonu tetikliyor

Çikolata kisti ya da tıptaki adı ile ‘endometriozis’ kadınlar arasında oldukça yaygın olan bir sorun. Her 10 kadından 1’inde görülen çikolata kisti çok fazla yaygın olsa da hem kolay teşhis edilmediği hem de önemsenmediği için pek çok sağlık sorununun habercisi olabiliyor.

Endometriozis (çikolata kisti) belirtileri depresyonu tetikliyor
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Taner Usta, çikolata kisti (endometriozis) oldukça faydalı bilgiler sunarken, depresyona neden olabileceğinin de altını çizdi.

DOĞRUDAN DEPRESYONU TETİKLEYEN KİMYALSAL BİR ETKİSİ YOK

Çikolata kistinin doğrudan depresyonu tetikleyen kimyasal bir etkisi yok. Ancak kistin varlığı kişinin yaşam kalitesini oldukça ciddi boyutlarda etkilediği için bir sonuç olarak depresyon ortaya çıkabiliyor.

Çikolata kisti olan kadınlarda kasık ve alt karın bölgesinde şiddetli ağrı, ağrılı idrar yapma, ağrılı dışkılama, cinsel ilişki sırasında kanama ve ağrı gibi belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Bu belirtiler, kadınlar tarafından önemsenmediği için de çikolata kistinin erken teşhisi mümkün olmuyor.

Ancak söz konusu belirtiler yüzünden yaşam kalitesi düşerken sosyal yaşam da olumsuz yönde etkileniyor. Kişinin partneri ile sürdürdüğü sağlıklı ilişki tehlikeye giriyor, cinsel açıdan isteksizlik uzun vadede kişinin kendisini yetersiz hissetmesine neden olarak depresyonu tetikleyebiliyor.

SOSYAL HAYATI PASİFİZE EDİYOR

Şiddetli ağrılar ve ağrılı adet kanamaları gibi sorunlar da kişinin sosyal açıdan pasifleşmesine neden oluyor. Kişi, bu sorunları yaşadığı için dışarı çıkmaktan, insanlarla zaman geçirmekten kaçınırken özellikle ağrılar sebebiyle iş hayatında da zorluklar çekiyor.

Bu sorunların hepsi bir araya geldiği zaman sürekli stres hali, sosyal çevreden uzaklaşma ve yapılan işlerde başarısızlık hissi depresyonu ortaya çıkarıyor.

ENDOMETRİOZİS HAYATINIZI KABUSA ÇEVİRMESİN

Görünümü ve dokusu sebebiyle çikolata kisti olarak adlandırılan endometriozis, tedavi edildiği zaman kişinin çok daha sağlıklı ve konforlu bir yaşama sahip olmasının mümkün olduğu bir sorun haline geliyor.

Çikolata kisti erken teşhis edilmediği durumlarda tedavisi zorlaşan bir rahatsızlık olduğu için mutlaka dikkate alınmalı. Uzun vadede hamile kalmayı zorlaştıran, kısırlığa neden olabilen çikolata kisti ilaçla kontrol altına alınabildiği gibi cerrahi müdahale ile de tedavi edilebilir.

Endometriozis tedavisinde kişinin yaşam kalitesini yükseltmek ve sağlıklı bir şekilde hayatına devam etmesini sağlamak esastır. Kadınların jinekolojik muayenelerini düzenli olarak yaptırması ile çikolata kisti hayatı olumsuz olarak etkileyen bir problem olmaktan çıkar.

Read More

Çikolata Kisti ve Kısırlık

Çikolata kisti adıyla bilinen endometriozis birçok kadının kabusu haline geldi. Çikolata kisti, rahmin iç yapısını oluşturan endometrial dokunun yumurtalık, fallop tüpleri ya da karın boşluğu gibi rahim dışında yer alan bölgelerde görülmesi ile ortaya çıkan bir rahatsızlıktır.

Endometrial dokunun, rahim dışarında oluşması anormal bir durum olsa da bu dokularda da adet döngüsü meydana gelir. Endometriozis sonucu ortaya çıkan görüntü çikolatayı andırdığı için bu kistlere ‘çikolata kisti’ adı verilir. Kistin yumurtalıklarda meydana gelmesi durumunda yumurta kalitesi önemli ölçüde düşer.

Fallop tüplerinde meydana geldiğinde ise tıkanıklara neden olur. Karın boşluğu gibi vücudun daha iç kısımlarında meydana geldiğinde ise yapışıklıklar ortaya çıkar.

Çikolata Kisti ve Kısırlık Üzerine Her Şey

Çikolata kistinin çok nadir bir rahatsızlık değildir. Özellikle adet dönemlerinde şiddetli kasık ağrısı çikolata kistlerinin belirtileri başında yer alır. Ancak bazı durumlarda herhangi bir belirti göstermeden de ortaya çıkar.

Kısırlık tedavisi için tıbbi yardım almaya giden birçok kişide çikolata kisti olduğu teşhis edilir. Endometriozis olan kadınların yaklaşık %30 ile %40’ında kısırlık problemi görülür. Endometriozis herhangi bir belirtiye neden olmadığında 6 ile 10 sene arasında fark edilmeyebilir.

Bu nedenle kısırlık konusunda muzdarip olan kişilerde bunun altında yatan sebep çikolata kisti olabilir. Genellikle başarılı tedavilerden sonra gebe kalmak mümkün olurken, geri dönülemeyecek hasarlar meydana geldiğinde (özellikle tüpleri tıkalı ve/veya yumurtalık rezervi azsa) ise tüp bebek yöntemi tercih edilebilir.

Çikolata Kisti Olan Her Kadın Mutlaka Tedavi ile mi Gebe Kalabilir?

Yoksa Kendi Kendine mi Gebe Kalabilirler mi?

Bu soru en çok merak edilen sorulardan biridir. Birçok hastamız yumurtalık rezervi iyi, tüpleri açık ve erkek faktörü infertilitesi yoksa kendi kendine gebe kalabilmektedir. Hiç umuzsuzluğa kapılmamak gerekir.

Tedavi Yöntemi

Çikolata kisti tedavisi hastalığın durumuna göre değişiklikler gösterir. Ağrının çok yüksek olduğu durumlarda ilaç tedavisi ve seçilmiş vakalarda da cerrahi tedavi tercih edilebilir. Özelliklikle Derin Endometriozis saptanan hastalarda cerrahi tedavi ile hastanın tüm hayat kalitesi çok olumlu olarak değişir.

Kısırlığın olduğu durumlarda ise çikolata kisti tedavisi gerek ilaç gerekse cerrahi yapılmadan da tüp bebek gibi yardımcı yöntemler ile hamilelik elde edilebilir. Tekrar altı çizilmesi gereken önemli bir nokta ise çikolata kisti olan hastaların tamamı çocuk sahibi olmak için bir tedavi yapılmadan da gebe kalabilirler.

Cerrahi tedavi sonrası hastaların kendiliğinden gebe kalma şansları artmaktadır. Cerrahi tedaviden sonra gebe kalma ihtimali en çok ilk 1 yıl içindedir. Dolayısıyla bu dönemde hastaya korunma önerilmemelidir. Fakat cerrahi tedavide özellikle yumurtalık rezervi zaten azsa, tekrarlayan cerrahi hikayesi varsa, çift taraflı çikolata kisti (her iki yumurtalıkta) cerrahi tedavi ön planda düşünülmemelidir. Yumurtalık Rezervi zaten düşük olan hastada rezervin daha da azaltılması düzeltilemez klinik sonuçlara neden olabilir.

Read More

Ciddi Adet Sancısı Çikolata Kisti Hastalığının Habercisi Olabilir

Çikolata kisti üreme çağındaki kadınlarda sıkça görülen bir sorun. Özellikle şiddetli adet sancısı olan kadınlarda çikolata kisti görülme oranı %60 gibi yüksek bir oranda.

Bu nedenle kadınların adet dönemlerini takip etmeleri, alışılmışın dışında bir durum yaşamaları halinde mutlaka bir uzmana gitmeleri gerekir.

Türkiye’de yaklaşık 2 milyon kadında çikolata kisti sorunu olduğu bilinse de kadınların bu konu hakkında farkındalığı ne yazık ki yeterli düzeyde değil.

Özellikle genç kızların bu konuda bilinçlenmesi ve uzun vadede kısırlık gibi sorunlar yaşamaması için düzenli olarak kontroller yaptırması çok önemli.

Adet Sancısı Zorunluluk Değil

Adet dönemini yoğun geçiren kadınlar bu durumu kabullenirler. Kasık ve alt karın bölgesinde ağrı ve aşırı kanama aslında çikolata kisti belirtisi olabilir.

Ancak ülkemizde annelerden kızlarına geçen bir alışkanlık olarak adet sancısının kabullenilmesi durumu söz konusu. Özellikle miyom ve çikolata kisti gibi aile hikayesine ve genetik faktörlere bağlı olma ihtimali yüksek durumlarda kadınların daha dikkatli olması gerekir.

Kişinin ailesinde hamile kalamayan ya da tekrarlayan düşükler yapan kadınlar varsa bu sorunun altında çikolata kisti ya da miyom oluşumları aranmalı.

Yeterince Yaşlı Olmaya Gerek Yok

Kadın hastalıklarının ilerleyen yaş ile ortaya çıktığı düşünülse de söz konusu çikolata kisti olduğunda 15 ila 50 yaş arasındaki her kadın risk grubu içerisinde bulunur.

Ergenlik döneminden önce ve menopoza girdikten sonra nadiren de olsa görülen çikolata kisti 25 yaşından sonra çok daha sık ortaya çıkar.

Normal şartlarda yani 15 ila 50 yaş aralığındaki doğurgan kadınlarda endometriozis görülme oranı %10 iken bu oran şiddetli adet sancısı olan kadınlarda %60, annesinde ya da kardeşinde endometriozis sorunu bulunan kadınlar da ise %70 oluyor.

Bu nedenle genç kızların hem ailelerindeki kadınlar ile konuşması hem de şiddetli adet sancılarını göz ardı etmemesi çok önemli. İlerleyen endometriozis kişinin yaşam kalitesini düşüren sorunlara neden olabileceği gibi kısırlık ya da düşük yapma gibi sorunları da beraberinde getirebiliyor.

Read More

Çikolata kisti embriyonun tutunmasını engeller mi?

Rahmin iç astarı olarak kabul edilen endometrium dokusunun rahim dışarısında, karın içerisinde herhangi bir bölgeye yerleşmesi ile beraber çikolata kisti olarak da bilinen endometriozis rahatsızlığı ortaya çıkar. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Taner Usta, “Çikolata Kisti Embriyonun Tutunmasını Engeller Mi?” sorusuna açıklık getirerek, her 10 kadından birinde görülen bu sinsi hastalık hakkında oldukça faydalı açıklamalarda bulundu.

Çikolata kisti embriyonun tutunmasını engeller mi?
Adet kanamasının ters yönlü olarak akması endometriozis oluşumuna neden olan faktörlerden birisi olsa da tam olarak bu rahatsızlığa neyin sebep olduğu bilinmiyor. Çikolata kisti yerleştiği yere göre kısırlığa da neden olabilir. Pelvik organlarda ya da tüplerde meydana gelen kistler gebeliğe engel olmaktadır.

Özellikle çikolata kistinin ilerleyen evrelerinde kısırlık neredeyse kaçınılmaz olur. Tüp bebek gibi yardımcı üreme yöntemlerine başvuran hastaların yaklaşık olarak %40’ında çikolata kisti olduğu görülüyor.

ÇİKOLATA KİSTİ VE KISIRLIK

Çikolata kistinin kısırlığa neden olmasının altında farklı sebepler yatabilir. Kistin her iki fallop tüpünü tıkaması ya da tüplerde yapışıklık meydana getirmesi sonucunda kısırlık meydana gelebilir.

Kist ayrıca yerleştiği yere göre embriyonun gelişimi için gerekli ortamların bozulmasına neden olabilir. Bunun sonucunda embriyo rahim duvarına tutunamayarak gelişememekte ve gebeliğin oluşamamasına neden olmaktadır.

Kısırlığın görüldüğü durumlarda ise gebe kalmak isteyenler için tüp bebek yöntemi önemli başarı sağlar. Ancak tüp bebek tedavisinin de başarısı yine çikolata kistinin bulunduğu lokasyona göre değişiklik gösterebilir. Bebek sahibi olmak isteyenlerin çikolata kisti olduğu ortaya çıktıktan sonra vakit kaybetmeden tüp bebek tedavisine başvurması önerilir.

TÜP BEBEK VE ÇİKOLATA KİSTİ

Çikolata kisti bulunan kişilerin bir an önce tüp bebek tedavisine başlamalarının tavsiye edilmesinin nedeni bu kistlerin ilerlemeden tedaviye başlayabilmesinden kaynaklanır.

Çikolata kistlerinin büyümesi tedavisinin başarısını önemli ölçüde etkiler. Bazı durumlarda gebe kalma sonrasında yaşanan hormonal değişiklikler ile birlikte çikolata kistleri önemli ölçüde küçülebilir. Ancak bunun gerçekleşeceği kesin bir şey değil. Kistin çok büyük olduğu durumlarda da tüp bebek tedavisini engelleyebilir. Bu nedenle ilk olarak çikolata kistinin tedavi edilmesi ve ondan sonra tüp bebek tedavisinin yapılması gerekir.

Çikolata kisti ortadan kalktığında gebelik şansı önemli ölçüde artar. Kist ortadan kalktıktan sonra bir süre rahim iç yapısının kendini toparlamasını beklemek gerekebilir.

Read More

Çikolata kisti hamilelik şansını azaltıyor mu?

Sıklıkla üreme çağındaki kadınlarda görülen, bazı durumlarda fark edilmesi çok zor olan ve rahim içinde bulunan endometrium tabakasının rahim dışındaki organlara yerleşmesi durumu çikolata kisti ya da endometriozis olarak adlandırılır. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Taner Usta, her 10 kadından 1’inde görülen çikolata kistlerinin %70 ihtimalle yumurtalıklara yerleştiğini ifade ediyor.

Çikolata kisti hamilelik şansını azaltıyor mu?
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Usta, çikolata kistinin gebe kalmaya etkisi hakkında detaylı açıklamalarda bulundu. Yumurtalık dışında vücudun farklı bölgelerine yerleşme ihtimali olan endometriozis kadınlar için ciddi sorunlar oluşturur.

ÇİKOLATA KİSTİ VE KISIRLIK

Çikolata kisti kısırlık ile doğrudan bağlantılı bir sorundur. Kısırlık tedavisi görecek kadınlarda endometriozis görülme sıklığı %50’lere kadar çıkabiliyor.

Bu nedenle özellikle gebe kalmak isteyen kadınlarda çikolata kistinin erken teşhis edilmesi ve tedaviye başlanması çok önemli. Çikolata kistinin en sık belirtileri adetlerde ağrı olması, ağrılı ilişki ve gebe kalamamadır. Gebe kalmayı zorlaştırdığı için endometriozis erken tanınmalı ve yumurtalıklara zarar vermeden tedavi edilmelidir. Bunun için bu şikayetleri olan kadınların uzman bir hekime gidip muayene olmaları gerekir.

Çikolata kisti olan kadınların %30’u bu oluşumlar yüzünden hamile kalamıyor. Hafif ve orta şiddetli kistlerde hamile kalma ihtimali varken ilerleyen sorunlarda hamilelik ciddi anlamda riske girebiliyor.

HAMİLE KALMAK İSTEYEN KADINLAR DİKKAT ETMELİ

Çikolata kisti kadınlarda kısırlığa neden olabildiği gibi ayrıca sperm hücreleri üzerinde toksik bir etki oluşturarak spermlerin ölmesine neden olabiliyor. Bundan dolayı çikolata kisti tüplerde bir tıkanma olmasa bile kişinin hamile kalma ihtimali oldukça azaltmış oluyor. Hamile kalmak isteyen kadınlarda çikolata kisti problemi olup olmadığı mutlaka araştırılmalı.

Çikolata kistine yapılan cerrahi müdahale yumurtalık dokusunun da bir miktar alınmasına neden olabilir. Bu sebeple kişinin yumurta rezervi incelenmeli. Eğer kişi evli değilse çikolata kisti tedavisi öncesinde yumurtalarını dondurmak gerekebilir. Aynı şekilde çiftler içinde embriyo dondurma işlemi sonrasında çikolata kisti tedavisi yapılabilir.

ÇİKOLATA KİSTİ TEDAVİSİ

Çikolata kistinin tedavisinde erken teşhisin önemi son derece önemlidir. Erken teşhiste ilaçla tedavi başarılı sonuçlar alınmasına yardımcı olur. Ayrıca erken teşhis edilen endometriozis için yapılacak cerrahi müdahalenin başarı oranı da oldukça yüksektir. İlerleyen durumlarda hem ilaçla tedavi bir seçenek olmaktan çıkar hem de cerrahi müdahalenin başarılı olma şansı azalır.

Read More

Siyatik sinir endometriozisi nedir, neden olur, belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir?

Endometriozis, üreme çağındaki kadınların yaklaşık olarak %10’unda görülen iyi huylu bir hastalıktır. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Taner Usta, siyatik sinir endometriozisi hakkında belki de daha önce hiç duymadığımız birbirinden faydalı açıklamalarda bulu

İyi huylu bir hastalık olmasına rağmen ilerleyişi ve diğer organ tutulumları açısından malign (kanser gibi) bir davranışı vardır. Sıklıkla yumurtalıklar, karın içi peritonu, kalın barsak, idrar borusu (üreter) tutulumu olmakla beraber karın içinde tüm organları etkileyebilir.

İNSAN VÜCUDUNUN EN KALIN VE EN UZUN SİNİRİ!

Siyatik sinir insan vücudunun en kalın ve en uzun siniridir. Omuriliğin alt kısmından gelen sinir liflerinden oluştuktan sonra karın boşluğunu terk ederek uyluk arkasına geçer ve dizin arkasında iki ayrı sinire bölünerek ayağa kadar gider.

Ayak tabanın, baldır arkasının, diz ve uyluk arkasının duyusu siyatik sinir ile taşınırken bazı ayak ve bacak kasları da siyatik sinir ile uyarılır. Endometriozis nadir olarak bu sinirin karın içindeki parçasını tutabilir ve siyatik sinir problemlerine yol açabilir.

BELİRTİLERİ NELERDİR?

Siyatik sinir tutulduğunda, özellikle adet döneminde olmak üzere uyluk arkasında, diz arkasında, baldır arkasında ve ayak tabanında ağrı, uyuşukluk hissi, karıncalanma ve kas güçsüzlüğü gözlenir.

Bu şikayetler siyatik sinire bel fıtığı tarafından bir bası yapıldığında veya sinirin seyri sırasında herhangi bir bası veya sıkıştırma bu şikayetlere yol açabilir.

FİZİKİ MUAYENE SONRASI ORTAYA ÇIKAR

Endometriozisin siyatik sinir tutulumunda adet döneminde sinir üzerindeki endometriotik doku da inflamasyon arttığı için şikayetler adet döneminde artar. Bu şikayetlerin endometriozis nedeniyle mi yoksa başka bir sebeple mi olduğu detaylı bir fizik muayene sonrasında ortaya çıkar.

Endometriozis de siyatik sinir tutulumu genelde atlanabilir. Bu yüzden hastanın bu konuda deneyimli doktorlar tarafından muayene edilmesi gerekmektedir.

KESİN TEDAVİ YÖNTEMİ

Kesin tedavisi cerrahi olarak o endometriotik dokunun çıkarılmasıdır. Günümüzde dünyada bu iş için uzmanlaşmış nöropelviologlar (kasık bölgesi sinir cerrahisi yapan) vardır.

Ülkemizde bu sertifikaya sahip sadece iki kadın doğum uzmanı vardır. Nöropelviolog tarafından laparoskopik veya robot eşliğinde lezyonun çıkarılmasıyla bütün şikayetler geriler ve hasta normal hayatına döner.

Lezyon tam olarak sinirin üzerinden çıkarılacağı için bu konuda çok deneyimli olan nöropelviolog tarafından bu cerrahinin yapılması hastanın operasyondan zarar görmesini minimuma indirir

Read More