Endometriozis Adet Kanında Pıhtılaşmaya Sebep Olur mu?

Genellikle 11-14 yaşlarında başlayan ve kadınlar menopoza girene kadar devam eden regl döneminde uterusun endometrium (rahmin en iç) tabakasından, kan ve mukozal doku, eğer gebelik gerçekleşmezse, yaklaşık bir aylık periyotlarla boşaltılır. Adet kanında pıhtı fark edilmesi kimi zaman endişeye neden olsa da bu genellikle normal bir durumdur.

Adet kanaması esnasında uterusu iç duvarını kaplayan endometriyal hücreler sıyrılıp vücudu terk ederler. Bu sırada vücut rahimdeki kanın pıhtılaşmasına neden olan proteinleri serbest bırakır. Bu pıhtılaşma uterus’un iç duvarında kan damarlarında kanamaya devam etmesini engeller.

Kadınların vücudundan çıkan kan da bu pıhtılaşma proteinlerini içermektedir. Akışın en yoğun olduğu zamanlarda kandaki pıhtılaşma proteinlerinin bir araya toplanmaya başlaması adet kanında pıhtılaşmaya neden olabilir. Bu genellikle adet kanının vücuttan atılmadan önce rahimde ya da vajinada birikmesiyle ortaya çıkar.

Bununla birlikte kadınların sıklıkla yaşadığı endometriozis ve adenomyozis durumlarında anormal kanama ve kan pıhtısı görülmesi söz konusu olabilir. Uterus (rahim) dokusunun rahim iç duvarından başka bir bölgede büyümesine bağlı olarak gelişmesinden kaynaklanan hastalıklardan endometrioziste endometrium dokusu anormal olarak uterusun dışında, adenomiyoziste ise rahim kasının içinde gelişir.

Endometriozis Tedavi Edilmesi Gereken Kronik Bir Rahatsızlıktır

Endometriozis’li hastalarda semptomların yoğunluğu değişebilir. Klasik endometriozis semptomları arasında; ağrı, cinsel ilişki sırasında ya da sonrasında ağrı, kısırlık, ağrılı bağırsak hareketleri sayılabilir. Bu semptomlar başka rahatsızlıkların da belirtisi olabileceğinden dolayı mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır. Endometriozis bazı durumlarda herhangi bir belirti göstermez ve doktor muayenesi sırasında tesadüfen teşhis edilebilir.

Endometriozis tedavisinde ilaç ya da cerrahi seçenekleri kullanılabilir veya klinik önemli bir şikayeti olmayan hastalarda sadece izlenebilir. İlaç tedavisiyle çikolata kisti küçülebilse de, kaybolmaz, yok olmaz.  Çoğunlukla çapının bir miktar küçülmesi, en azından büyümemesi ve daha da önemlisi klinik olarak hastanın şikayetlerinin geçmesi veya hayatını etkilemeyecek kadar azalmış olması hedeflenir. İlaç tedavisi ile nüksün önlenmesi ve şikayetlerin azaltılması amaçlanır. Bazen ameliyat öncesi kistin küçültülmesi ve ameliyatın kolaylaştırılması için cerrahi prosedür öncesinde de ilaç tedavisi uygulanabilir.

Cerrahi prosedür genellikle Kapalı Cerrahi (Robotik cerrahi veya Laparoskopik Cerrahi) uygulanır. Günümüzde çok istisna durumlar haricinde endometriozis cerrahisinde açık cerrahi kullanılmamaktadır. Çikolata kisti yapısı nedeniyle yumurtalığa normal bir kiste oranla çok daha güçlü bağlanır.

Çok güç uygulanması durumunda yumurtalık dokusunun çıkarılması gibi bir durumla karşı karşıya kalınabilir. Dolayısıyla Endoskopik Cerrahi’de Çikolata Kistini sağlam yumurtalık dokusundan nazikçe ayırmak ve kalan sağlıklı dokuyu iyi korumak çok önemlidir.

Detaylı Bilgi

Çikolata Kisti Ameliyatı Sonrası Yumurtalık Rezervi Düşer mi?

Özellikle yumurta rezervi azalmış hastalarda endometrioma tedavisi çok daha dikkat edilmesi gereken bir tedavi yöntemi olarak bilinmelidir. Rezervi düşük olan bir kadında, yeterli değerlendirmenin ameliyat öncesinde yapılmaması, bu ameliyatlar için yeterli cerrahi deneyimin olmaması maalesef yumurtalık rezervini daha da azaltabilir.

Hatta özellikle çift taraflı çikolata kisti olan, daha önce yumurtalığından tekrarlayan cerrahi geçiren hastalarda hastanın gebe kalamasına, tüp bebekte başarısızlığa ve hatta ERKEN MENOPOZ’a girmesine bile neden olabilir.

Çikolata Kisti Olan ve Gebe Kalmak İsteyen Kadınlarda Laparoskopik Cerrahi Hastanın Gebe Kalma Şansını Arttırır mı?

Çikolata kisti kadınlarda yumurtalık rezervlerinin düşmesine neden olabildiği gibi cerrahi prosedür de anlık rezervlerin düşmesine yol açabilir. Yumurtalık rezervi düşük olan kadınlarda kistin çıkarılması hastanın menopoza girmesine neden olabileceğinden genellikle tercih edilen bir yöntem değildir. Peki o zaman cerrahi tedavi kime yapılmalı?

Çikolata kisti yumurtalık rezervini cerrahi yapılmasa da azaltmaktadır. Özellikle yumurtalık rezervi iyi olan, tek taraflı endometrioması olan kadınlarda yapılan Endoskopik Cerrahi hem hastanın KENDİ KENDİNE GEBE KALMA ŞANSINI hem de HASTANIN BU HASTALIKTAN KALICI KURTULABİLME şansını arttırmaktadır. Özellikle pelvik ağrısı olan grupta, cerrahi tedavi ile ağrının giderilmesi, hastanın günlük hayatını ve evlilik hayatını olumlu etkilerken, gebe kalma şansını daha belirgin arttırmaktadır.

Detaylı Bilgi
Kalça, bacak ağrısı olanlar da Siyatik Sinir Endometriozis'i olabilir

Kalça, bacak ağrısı olanlar da Siyatik Sinir Endometriozis’i olabilir

Adet Döneminde Kalça ve Baldırlardan Başlayıp Ayak Tabanına Kadar Vuran Ağrıda Siyatik Sinir Endometriozis’i Mutlaka Akla Gelmeli

Siyatik sinir endometriozis olarak adlandırılan durumun, tüm endometriozis vakalarına bakıldığında meydana gelme olasılığı oldukça düşüktür. Ancak bu durum ortaya çıktığında ciddi şikayetlere neden olur ve kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Üreme çağındaki kadınların yaklaşık olarak %10’unda görülen endometriozisin oldukça nadir rastlanan bir türü olan siyatik sinir endometriozis leğen kemiğine yakın bölgede çikolata kisti olarak da bilinen endometriozis tutulumunu ifade eder ve bacak ağrısı ile karakterize bir sorundur.

Siyatik Sinir Endometriozis Nedir?

Siyatik sinir genel olarak insan vücudundaki en uzun ve kalın sinir olarak tanımlanabilir. Uyluk arkası, diz, baldır arkası ve ayak tabanı gibi bölgelerde oluşan hisler siyatik sinir vasıtası ile taşınır. Bazı ayak ve bacak kasları da yine bu sinir ile uyarılır. Endometriozis ya da daha bilinen adıyla çikolata kisti oluşumları nadiren de olsa bu sinirin karın içerisinde kalan bölümüne tutunabilir. Bu tutunma sonucunda da siyatik sinirde meydana gelen bası sonucunda oluşan sorunlar ortaya çıkar. Eğer hastanın hikâyesi dikkatli dinlenmez ve detaylar incelenmezse sorunun endometriozise bağlı meydana geldiği oldukça zor anlaşılır.

Siyatik Sinir Endometriozis Belirtileri Nelerdir?

Siyatik sinir endometriozis hem çikolata kisti hem de bel fıtığı benzeri belirtilere neden olabilir. Siyatik sinirde tutulum bel fıtığında olduğu gibi bacaklarda ağrı, uyuşma hissi, ayak tabanından ağrı, karıncalanma ve kas güçsüzlüğü gibi semptomların ortaya çıkmasına yol açabilir. Endometriozis ile karakterize olan adet dönemi ağrıları da belirtiler arasında yer alır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli detay bacak ve ayaklarda meydana gelen ağrı, karıncalanma ve uyuşma hislerinin adet döneminde şiddetlenmesidir. Çünkü adet döneminde endometriotik dokuda artan inflamasyona bağlı olarak siyatik sinir üzerindeki bası da artacağı için belirtilerin çok daha şiddetli ortaya çıkması beklenir.

Kapsamlı bir muayene sonucunda detaylı MR çekilerek bu sorun teşhis edilebilir. Kasık bölgesi sinir cerrahisinde uzmanlaşan nöropelveologlar tarafından yapılan cerrahi müdahale sonucunda kişilerin yaşadığı tüm belirtilerin tamamına yakını ortadan kalkar ve kişi normal yaşantısına konforlu bir şekilde geri döner. Tedavinin geciktiği vakalarda sinirde kalıcı hasar sonucu düşük ayak ve yürümede sakat kalma sıkıntısının olabileceği unutulmamalıdır.

Detaylı Bilgi
Pelvik Bölgede Hissedilen Ağrıyı Hafife Almayın

Pelvik Bölgede Hissedilen Ağrıyı Hafife Almayın

Kadınların üreme fonksiyonları için son derece önemli olan organlar pelvik bölgede yer alır. Bu bölgede meydana gelen pelvik ağrılar kimi zaman aniden ortaya çıkar kimi zaman ise uzun zamandır varlığını hissettiren kronik ağrılar olabilir. Çoğunlukla karın bölgesinde hissedilen pelvik ağrılar kramp ya da kas kasılması tarzındaki ağrılar olabilir. Eğer pelvik ağrılar 6 aydan uzun bir süredir devam ediyor ve kişinin yaşam kalitesini etkiliyorsa kronik ağrı olarak kabul edilir ve tıbbi yardım alınması gerekir.

Pelvik Ağrının Nedeni Doğru Tespit Edilmelidir

Kadınlarda pelvik ağrıya adet döneminde oldukça sık bir şekilde rastlanır. Bunun yanı sıra soğuk alma ya da farklı nedenlere bağlı olarak da görülebilen pelvik ağrılara bazı durumlarda terleme, kusma, bulantı gibi durumlar da eşlik edebilir. Pelvik bölgede bulunan organlarla ilgili sorunlar pelvik ağrılara neden olabilir. Bu yüzden pelvik ağrılar jinekolojik nedenlere bağlı, gebeliğe bağlı, bağırsak ya da mesane sorunlarına bağlı pelvik ağrılar olarak kategorize edilebilir. Bununla birlikte eğer pelvik ağrı çok şiddetliyse ve birkaç haftadır devam ediyorsa uzman bir hekime başvurulması, detaylı bir muayene ve radyolojik inceleme sürecine başlanması önerilir.

Pelvik Ağrı Tedavi Edilebilir mi?

Pelvik ağrı, ağırlıklı olarak leğen kemiğinin bulunduğu bölgede hissedilir. Bu bölgede bulunan yumurtalıklar, bağırsaklar, idrar torbası, rahim ve tüplere ait patolojilerle ilgili oluşan ağrılar genelde kasık ağrısı olarak ortaya çıkar. Pelvik ağrı birçok farklı nedenden kaynaklanabildiğinden tanı koyulması zor olabilir. Ayrıca tedavisi de pelvik ağrıya neden olan hastalığa göre değişiklik gösterir.

Pelvik ağrı ile ilgili kesin bir tanı koyulması için öncelikle enfeksiyon olup olmadığı değerlendirilir. İdrar ve kan tahlillerinin ardından gerek görülürse radyolojik tetkiklere ve küçük cerrahi müdahalelere başvurulabilir.

Endometriozis (çikolata kisti), adenomyozis, interstisyel sistit (ağrılı mesane sendromu), fibromiyalji, dış gebelik, rahim kalınlaşması, yumurtalık kanseri kronik pelvik ağrılarına neden olabilir. Pelvik ağrıların tedavisi saptanabilen nedene bağlı olarak belirlenir. Eğer ağrıya neden olan faktör tespit edilemiyorsa ağrının geçirilmesine yönelik tedavi uygulanır. Ağrının tamamen tedavi edilemediği durumlarda öncelik kişinin yaşam kalitesini artırmaya yönelik tedavi yöntemlerinin uygulanması olur. Bu tedaviler arasında antibiyotik, antidepresan, doğum kontrol hapı, hormon tedavisi, ağrı kesici, fizik tedavi, beslenme tedavisi gibi tedaviler uygulanabilir. Bu tedavilere yanıt alınamaması durumunda cerrahi prosedürlere başvurulması söz konusu olabilir.

Detaylı Bilgi

Endometriozis

Endometriozis ya da daha çok bilinen adıyla çikolata kisti kadınlarda oldukça sık görülen ve ciddi semptomları ile yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir sağlık sorunudur. Teşhisi zor olan ve dünya genelinde yapılan araştırmalarda başlangıcından sonra ortalama teşhis süresinin yaklaşık 7 yıl olduğu bilinen bu sorun mutlaka izlenmeli ve tedavi edilmelidir. Endometriozis ile ilgili merak edilen tüm soruların cevaplarıyla birlikte endometriozis tedavi yöntemleri, endometriozis türleri, endometriozis belirtileri gibi mutlaka bilmeniz gerekenleri yazımızda bulabilirsiniz.

Endometriozis Nedir?

Endometriozis rahim içini oluşturan ve endometrium olarak adlandırılan dokunun bu bölge dışında bulunması durumu olarak tanımlanabilir. Endometriozis kronik ağrı ile karakterize bir sağlık sorunudur. Bu sağlık sorunu “Çikolata Kisti” olarak da adlandırılır ve sanıldığından çok daha fazla yaygındır. Çoğunlukla yumurtalıklarda, fallop tüplerinde, rahim ve yumurtalık çevresinde bulunan dokularda görülen endometriozis, nadiren de olsa vücudun farklı noktalarında da görülebilmektedir.

Endometriozis Nerelerde Görülür?

Endometriozisin yaygın olarak görüldüğü yerler

  • Yumurtalıklar
  • Fallop Tüpleri
  • Rahmi tutan bağ dokular
  • Rahmin dış yüzeyi olarak bilinmektedir.

Ancak bu bölgelerin yanı sıra vajina, serviks, rahim ağzı, bağırsak, rektum ve mesanede de endometriozis görülme ihtimali vardır. Bu noktalarda görülen endometriozis genellikle cerrahi bir operasyon esnasında açılan kesiye yerleşen endometrial hücrelerden kaynaklı meydana gelir ve bu tür endometriozis “skar endometriozisi” olarak adlandırılır. Nadiren de olsa akciğer, beyin, deri, göz gibi ekstrapelvik bölgelerde de endometriozise rastlanır. Bu bölgelerde çok daha az olmakla birlikte yine de görülebileceği ihtimali olduğu ifade edilebilir.

Endometriozis Neden Olur?

Endometriozisin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte bu duruma neden olan birkaç farklı durum olabileceğine dair teoriler bulunmaktadır.

Genetik Faktörler

Pek çok sağlık sorununun altında genetik faktörlerin yattığı bilinmektedir. Aile geçmişinde çikolata kisti olan kişilerde çikolata kisti görüldüğü düşünülmektedir. Ayrıca bazı etnik gruplarda da çikolata kistinin daha fazla görüldüğü gözlemlenmiştir. Yapılan araştırmalarda beyaz kadınlarda siyahi kadınlara göre endometriozis görülme sıklığı daha yüksek olduğu görülmüştür. Asyalı kadınlar ise endometriozisin en sık gözlemlendiği grup olarak tanımlanırken Hispanik kadınlarda endometriozis görülme olanı oldukça azdır. Ancak yapılan bu araştırmalarda çevresel faktörleri, kadınların düzenli jinekolojik muayene yaptırma sıklığı gibi faktörlerin sonuçlarda değişikliğe neden olabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. (1) (2)

Retrograd Menstrüasyon Teorisi

Retrograd menstruasyonda endometriyal hücrelerin yer aldığı adet kanaması vücuttan atılmak yerine fallop tüplerini takip eder ve pelvik boşluğa akar. Bu her döngüde pelvik boşluğuna akan endometriyal hücrelerin artmasına, kalınlaşmasına ve kanamaya devam ederek pelvik duvara yapışmalarına neden olur. Bu durum endometriozisin en yaygın neden olarak kabul edilmektedir. (3)

Endometriozis Neden Olur?

Periton Hücre Dönüşümü

Karın iç zarını kaplayan ve periton olarak adlandırılan hücrelerin endometriyal hücrelere dönüşümüne bağlı endometriozis ortaya çıkabilmektedir. Bu hücrelerin dönüşümünde hormonların ve bağışıklık sisteminin etkisinin olduğu düşünülmektedir.

Embriyonik Hücre Dönüşümü

Östrojen hormonu özellikle ergenlik döneminde yoğun salgılanır ve bu dönemde yeni gelişen hücrelerin endometriyal hücrelere dönüşmesine neden olabilir. Bu dönüşüm sonunda endometriozis ortaya çıkabilir.

Cerrahi Yara Yerleşimi (Sezaryen yeri, Normal Doğum’da Kesi yeri)

Sezaryen veya Normal doğum sırasında yapılan epizyotomi (bebeğin başının kolay çıkması için yapılan kesi) endometrial hücrelerin operasyon için yapılan kesi yerine yerleşip bu bölgede büyümesi ile endometriozis ortaya çıkabilir. Hastanın tipik şikayeti menstruasyon sırasında lezyonun olduğu yerde ağrılı şişkin kitle olmasıdır. Başlangıçta lezyon çok küçükken tanı gecikirse lezyon giderek büyür.

Dolaşım Sistemi Yolu

Endometrial hücreler kan ve lenf damarları ile vücudun farklı noktalarına taşınabilirler. Bu durum çok yaygın olmamakla birlikte gerçekleşebilir ve nadiren de olsa üreme sistemi dışında endometriozis görülmesine neden olur.

Bağışıklık Sistemi Sorunları

Bağışıklık sisteminde meydana gelebilecek bir soruna bağlı olarak rahim dışında büyüyen endometriyal dokunun bağışıklık sistemi hücreleri tarafından tanınmaması ve yok edilmemesi ile endometriozis meydana gelebilir.

Endometriozis Risk Faktörleri Nelerdir?

Endometriozis gelişimine etki eden bazı risk faktörleri de bulunmaktadır.

  • Doğum yapmamış olmak,
  • İlk adet kanamasının erken yaşta gerçekleşmesi,
  • Menstural döngünün 27 günden kısa olması,
  • Adet döneminin 7 günden daha uzun olması,
  • Düşük vücut kitle indeksi,
  • Aile geçmişinde endometriozis teşhisi bulunması,
  • Adet kanamasının vücuttan atılmasını engelleyen sağlık sorunları,
  • Üreme sistemi anomalileri, (menstruasyon kanının yavaş veya zor atılmasına neden olan anomaliler)
  • Menopozun geç başlaması gibi faktörlere bağlı olarak endometriozis riski artmaktadır.

Endometriozis Yaygın Bir Sağlık Sorunu mudur?

Endometriozis oldukça yaygın görülen bir sağlık sorunudur. Çikolata kistinin üreme çağındaki kadınlarında görülme sıklığı %10 ila %15 aralığında olduğu ifade edilebilir. Endometriozis sorunu olan kadınların yaklaşık %60-70’inde ciddi pelvik ağrı sorunu olduğu görülmektedir. Bu ağrı yaşam kalitesinin düşmesine neden olacak kadar yoğundur. Erken dönemde teşhis ve tedavinin önemli olduğu endometriozis ergenlik döneminde fark edildiği takdirde ilerlemesi çok daha kolay önlenebilir olan ve kişinin yaşam kalitesini düşürmeden müdahale edilebilen bir sağlık sorunudur. Ancak yapılan araştırmalarda gelişmiş ülkelerde bile endometriozis teşhisinin kadınlarda yaklaşık olarak 7 yıl geç kalındığını göstermiştir. Endometriozis genellikle 30’lu ve 40’lı yaşlarda yapılan muayenelerde ortaya çıkar. Erken dönemde ve düzenli jinekolojik muayene bu hastalığın teşhis edilmesi açısından çok önemlidir. Yapılan araştırmalara göre kadın kaynaklı kısırlık söz konusu olduğunda kadınların %38’inde endometriozis olduğu görülmüştür. (4)(5)

Endometriozis Türleri

Endometriozis vücutta bulunduğu bölgelere göre farklı türlere ayrılmaktadır. Kistlerin yoğunluğunun artması kansere benzetilebilmektedir. İlk başta vücudun bir bölgesinde varken sonrasında ise diğer organlarda da görülebilmektedir. Ancak endometriozis kanser gibi büyümemektedir. Rahatsızlık bulunduğu bölgeye göre peritoneal endometriozis, endometrioma, derin endometriozis ve karın duvarı endometriozisi olarak sınıflandırılabilir.

Peritoneal endometriozis

Aynı zamanda en yaygın görülen türdür. Bu türde lezyonlar, pelvik boşluğu iç yüzeylerini kapsayan ince bir film gibi olan peritoneum’da meydana gelmektedir.

Endometrioma (Yumurtalıklarda Çikolat Kisti)

Daha az görülen bu türde, yumurtalıklarda meydana gelen endometriozis endometrioma oluşturur. Endometrioma, endometriozis içeren bölgelerin duvarlarında meydana gelen kisttir. Bu kistin için kan doludur ve genellikle rengi nedeniyle çikolata kisti olarak bilinmektedir. Endometrioma olan birçok hastada sıklıkla peritoneal endometriozise ve derin endometriozise de rastlanmaktadır.

Derin Endometriozis

Bu türde endometrial doku pelvik boşluk içindeki ya da dışındaki organlarda görülmektedir. Bunların içerisinde kalın bağırsak (özellikle kalın bağırsağın son kısmı; Rektum), appendiks, idrar kesesi ve üreter (böbrekten idrarı mesaneye ileten tüpler) gibi organları tutmaktadır. Bu hastalarda sıklıkla karın içi yapışıklıklar olsa da, bazen birçok yara dokusu organlarla birleşerek bölgede tamamen yapışabilmektedir. Bu duruma frozen pelvis (donmuş pelvis) adı verilmektedir. Ancak bu durum endometriozis hastalarının sadece %1 ile %5’i arasında görülmektedir.

Karın duvarı endometriozisi (Sezaryen yeri endometriozis’i)

Nadiren de olsa endometrial doku karın duvarında büyümektedir. Hücreler sezaryen doğum gibi cerrahi bir kesi ile bu bölgeye yerleşebilmektedir.

Endometriozis Belirtileri Nelerdir?

Endometriozisin en yaygın belirtisi yani birincil semptomu yoğun pelvik ağrıdır. Pelvik ağrının adet dönemlerinde meydana gelmesi kadınların bu şüpheden uzaklaşmasına neden olur. Adet döneminde yaşanan ağrılar normalleştirildiği için genellikle ihmal edilir ve adet dönemi ağrıları endometriozis ile ilişkilendirilmez. Pek çok kadının anne, abla ya da kız kardeşinde de adet dönemlerinin çok ağrılı geçmesi bu ağrıların normalleştirilmesine neden olur. Ancak adet döneminde yaşanan pelvik ağrı ve kramplar endometriozis habercisidir ve dikkate alınmaları önemlidir.

Endometriozis Belirtileri Nelerdir?

Yaygın olarak bilinen endometriozis belirtileri şunlardır;

Ağrılı adet dönemi (Dismenore): Adet döneminden birkaç gün önce pelvik bölgede başlayan ağrı ve kramp, adet döneminin tamamında devam edebilir. Pelvik bölge ağrı ve kramplarına ek olarak bel ve karın bölgesinde de ağrı oluşumu meydana gelebilir.

Cinsel ilişki esnasında ağrı (Disparoni): Endometriozis sorunu olan kadınlarda cinsel ilişki esnasında ağrı ve zaman zaman kanama olabilmektedir.

Dışkılama Sırasında ağrı (Diskezi): Özellikle menstruasyon sırasında dışkılama yaparken ağrı oluyorsa gene endometriozis akla gelmelidir. Bir diğer önemli bilgi ise eğer bir hasta Dismenore, disparoni ve diskezi varsa %90’ın üzerinde Derin Endometriozis olma riski vardır. Buna 3 D bulgusu denir.

İdrara çıkarken ağrı: Özellikle adet döneminde kendini gösteren bu semptom idrara çıkarken ağrı hissedilmesi ile karakterizedir. Bu semptoma ek olarak kabızlık ve bağırsak hareketlerinde de ağrı meydana gelebilir.

Aşırı kanama: Adet döneminin yoğun geçmesi normal değildir. Yoğun adet dönemleri endometriozis belirtisi olabilir. Ayrıca ara dönem kanamaları veya lekelenmeleri de endometriozisin belirtisi olarak kabul edilir.

Kısırlık: Endometriozis kadın kaynaklı infertilitede en yaygın nedenlerden birisidir. Yapılan araştırmalarda infertil kadınların %25’i ila %50’sinde endometriozis olduğu görülmüştür. Endometriozis teşhisi olan kadınların da %30’u ila %50’si infertildir. (6)

Endometriozis ve Kısırlık İlişkisi

En sık rastlanan jinekolojik rahatsızlıklardan birisi olan endometriozis aynı zamanda kısırlığa da neden olmaktadır. Endometriozis olan kadınlar hamile kalabilmektedir ancak bu bazen daha zor ve geç olabilmektedir. 30’lu ya da 40’lı yaşlarda olan her 5 hastadan 2 tanesi doğurganlığını kaybetmektedir. Rahim içerisinde büyümesi gereken bir dokunun rahim dışında büyümesi ağrılı bir süreçe neden olabilmektedir. Ayrıca bu yapılar fallop tüplerinde ya da yumurtalıklarda da meydana gelebilmektedir. Endometriozis tedavisi ile hamilelik şansı arttırılabilmektedir. Endometriozis iyi huylu kistlerdir. Ancak üreme organlarında görülmesi ile beraber hamile kalma olasılığı da düşmektedir. Endometrial dokunun yumurtalıkların etrafını sarması yumurtaları engellemektedir. Ayrıca doku, spermin fallop tüplerine girmesinin de önüne geçmektedir. Endometriozis döllenmiş yumurtanın tüplerden rahmin içine düşmesini engelleyerek de kısırlığa neden olabilmektedir.

Endometriozisin tüm bu sayılanlar dışında da bazı etkileri bulunmaktadır. Sağlıklı bir kişide döllenmiş yumurta rahim duvarına tutunmaktadır. Ancak endometriozis’in rahmi tutan formu olan adenomyoizs’de bu duvarın dokusunu da etkilemekte ve döllenmiş yumurtanın rahmin en iç tabakasına yerleşimide bozulabilmektedir. Bu nedenle endometriozis’i olan kadınlar’ın gebe kalma şansı azalmaktadır.

Endometriozis ve Kanser

Endometriozis, kanser ile sık sık karıştırılan bir hastalıktır. Her ne kadar bazı araştırmalar endometriozisin riski yükselttiğine işaret etse de bu çalışmaların sayısı oldukça azdır. Yumurtalık kanseri riski 45 yaşından sonra bir miktar artmaktadır. Bu oran 45 yaş sonrası %1.35’den %1.85’e çıkmaktadır. Yapılan araştırmalarda genetik yatkınlığın da endometriozisin kanser riskine katkı sağladığı görülmemiştir. Yumurtalık kanserinin çok nadir türleri olan seröz yumurtalık kanseri ve endometrioid yumurtalık kanseri endometriozis olan kadınlarda daha fazla görülmektedir.

Endometriozis’im Olduğunu Tam Olarak Nasıl Anlarım?

Endometriozis şüphesine sahip olmak ile bu rahatsızlık ile ilgili tam teşhis almak aynı durum değildir. Endometriozis şüphesi oluşturabilecek durumlar bu rahatsızlığın yaygın belirtileri olarak ifade edilen semptomların uzun süreli yaşanması ile açığa çıkar. Eğer adet döneminde ciddi pelvik ağrı meydana geliyorsa, menstrual döngüler 27 günden kısa ve/veya adet dönemi 7 günden uzunsa endometriozis şüphesi ile uzmana gidilmesi gerekir. Endometriozis yani çikolata kisti oldukça yaygın görülen bir sağlık sorunu olduğu için düzenli jinekolojik muayene oldukça önemlidir. Kadınların ilk menstrual döngülerinden itibaren ya da en geç 18 yaş itibarıyla, cinsel olarak aktif olup olmalarından bağımsız olarak jinekolojik muayene yaptırmaları gerekir.

Endometriozis Teşhisi

Endometriozis ya da çikolata kisti şüphesi ile doktora gidildiği zaman öncelikle bu şüpheye neden olan belirtilerin ne zaman ve ne şekilde ortaya çıktığının Doktoruna detaylı bir şekilde aktarılması gerekir. Hasta öyküsünün dinlenmesinden sonra hasta muayene edilir. Sonrasında ise farklı teşhis yöntemleri kullanılarak endometriozis şüphesinin incelenmesi ve teşhisin konulması gerekir.

Pelvik Muayene: Pelvik muayenede üreme organlarındaki kistlerin ya da uterusun arkasındaki anormalliklerin palpe edilmesi yani elle incelenmesi yapılır. Ancak bu muayene bir kiste neden olmayacak boyuttaki endometrioz alanlarının hissedilmesine olanak sağlamaz. Eğer hasta öyküsü ve fiziksel muayene sonunda endometriozis şüphesi oluşursa farklı inceleme yöntemlerine başvurulması gerekir.

Ultrason: Görüntüleme yapabilmek için yüksek frekanslı ses dalgalarının kullanıldığı ultrason ile endometriozis incelemesi yapılabilir. Ultrason kişinin durumuna göre karından ya da vajinadan yapılabilir. Her iki tip ultrason üreme organlarının net görüntülerinin elde edilmesi açısından etkilidir. Ancak ultrason sonucunda endometriozis tanısının kesin koyulabilmesi için deneyimli bir hekimin oluşumlarının değerlendirmesi gerekir. Fizik muayenede olduğu gibi endometrioz alanlar ultrason ile görüntülenemeyebilir.

MRI: Manyetik rezonans görüntüleme olarak da bilinen MRI ile insan vücudundaki organların ve dokuların çok ayrıntılı görüntüleri elde edilebilir. Manyetik alan ve radyo dalgası ile elde edilen görüntülerle endometriozis teşhisi kesin bir şekilde konulabilir. Ayrıca MRI ile kişinin operasyon gereksinimi olması halinde detaylı cerrahi planlama yapmaya yardımcı olacak bilgi toplanması da mümkün olur.

Laparoskopi: Bazı vakalarda endometriozis teşhisi için rahim dışında endometriyal doku aranması gerekir. Bu durumda yapılması gereken işlem laparoskopidir. Genel anestezi altında yapılan bu işlemde göbek bölgesinde ufak bir kesi açılır ve laparoskop adı verilen görüntüleme cihazı ile karnın içi taranır. Laparoskopi ile endometriyal dokunun yeri ve boyutu ile ilgili bilgi alınır, ancak gerekli olması halinde bulunan dokulardan biyopsi için örnek alınabilir. Bazı durumlarda laparoskopi ile eş zamanlı olarak çikolata kistlerine müdahale edilmesi de söz konusu olabilir. Günümüzde sadece tanı amaçlı kullanımı son derece nadirdir. Sıklıkla tedavi amacı ile veya daha az olarakta ayırıcı tanı için kullanılır.

Endometriozis Tedavisi İçin Ameliyat Olmalı mıyım?

Endometriozis tedavisi için ameliyat olmak her zaman en iyi veya ilk sırada seçilecek çözüm olmayabilir. Cerrahinin olası risklerini de mutlaka karşılıklı konuşmak gerekir. Cerrahi tedavi seçildiyse tek seferde en iyi cerrahi yapılması gereklidir. Tekrarlayan cerrahiler sonrası çok deneyimli bir endometriozis cerrahı bile ameliyatı gerçekleştirse ameliyat çok daha zorlu geçmesi sürpriz olmaz. İlaç tedavisi gibi alternatif yöntemler ile kistlerin stabil (sabit) hale gelmesi ya da küçültülmesi mümkün olabilir. Çikolata kisti sorunu olan kişiler genellikle bu sorunun tedavisi ile birlikte doğurganlıklarını kaybedeceklerini düşünseler de histerektomi yani rahmin tamamen alınması (yumurtalıklarla birlikte) çok ileri durumlarda ve son çare olduğunda hastayla tartışılarak başvurulabilir.

Endometriozis Tedavisi Nasıl Yapılır?

Endometriozis tedavisinde tek bir reçete veya tek bir tedavi yöntemi yoktur. Kişinin yaşı, genel sağlık durumu ve çocuk sahibi olma isteği gibi farklı değişkenlerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda tedavi planlanması yapılabilir. Tamamen hastanın durumuna göre bireyselleştirilmiş bir tedavi seçilmesi gerekir. Ayrıca bu tedavinin ömür boyu sürebileceğinin göz önünde bulundurulması gerekir. Çikolata kisti ya da endometriozis ömür boyu sürse de çoğunlukla yönetilebilinen bir sağlık sorunudur. Bu durumda da hastalığın tedavisinden daha çok nasıl yönetileceğinin doğru belirlenmesi gerekir.

Ağrı Kesici İlaçlar

Endometriozis tedavisinde yaygın olarak kullanılan ağrı kesiciler, çikolata kistini tedavi etmese de sorunun yönetilebilir olmasına yardımcı olur. Kişinin genel sağlık durumunu yoğun bir şekilde etkilemeyen, infertilite nedeni olmayan ama yaşam kalitesini düşürecek ağrı ve kramplara neden olan endometriozis ağrı kesiciler ile kontrol altına alınabilir. Anti inflamatuar ilaçlar, (non-streoidal anti-inflammatory drugs ya da NSAID olarak adlandırılan ağrı kesiciler) kullanılabilir. Çikolata kisti sebebi ile ortaya çıkan ağrılar çok şiddetli olabileceği için reçetesiz ağrı kesici kullanımı sürecin yönetilmesine yardımcı olmayabilir. Bununla birlikte yoğun ağrının mutlaka uzman tarafından incelenmesi ve ağrı kesici kullanımının da yine uzman tarafından önerilmesi gerekir.

Hormon Tedavileri

Endometriozis için yaygın olarak kullanılan tedavi yöntemlerinden birisi de hormon tedavileridir. Hormonların menstrual döngü boyunca yaşadığı değişimler rahim dışarısına ulaşmış olan rahim içi dokusunun yani endometriyal dokunun daha da kalınlaşmasına neden olur. Hormon tedavisi endometriozis için kalıcı bir çözüm olmasa da çikolata kistinin büyümesinin durdurulması ve/veya boyutunun küçültülmesi açısından tercih edilebilir. Endometriozis için yapılan hormon tedavileri farklı şekillerde uygulanabilir.

Hormon tedavilerinin temel amacı östrojenin endometriozis üzerindeki etkilerini azaltmak için vücuttaki östrojen üretimini sınırlandırmak veya durdurmaktadır. Ancak bu tedavilerin endometriyal dokunun yapıştığı organdan ayrılmasını sağlamak ya da çikolata kistine bağlı infertiliteyi tedavi etmek gibi bir başarısı yoktur.

Hormonlu doğum kontrol hapları: Bu hapların kullanımı doğru tercih edildiklerinde adet döngüsünde meydana gelen yoğun pelvik ağrının ve kanamanın kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Ancak bu haplarının kullanımının mutlaka uzman kontrolünde yapılması gerekir.

Progestojenler: Progestojenler, doğal progesteron hormonu gibi davranan sentetik hormonlardır. Bu yapay hormonlar endometriyal dokunun hızlı büyümesine engel olmak için kullanılabilir. Özellikle şiddetli ağrısı olan hasta grubunda kullanımı tercih edilir.

GnRH Salıcı Hormon Agonistleri ve Antagonistleri: Bu ilaçlar yumurtalıkların uyarılmasını sağlayan hormonların üretilmesini engeller. Östrojen seviyesinin düşmesine ve menstruasyonun önlenmesine yardımcı olur. Tüm bu değişimlerin sonucunda endometriyal dokunun küçülmesine yardımcı olur. GnRH agonistleri ve antagonistleri yapay bir menopoz oluşmasına neden olur. Bu nedenle ilaç kullanımı ile birlikte menopoz belirtilerinin ortaya çıkması mümkündür. Kemik kaybı, vajinal kuruluk, sıcak basması gibi menopoz belirtilerinin önüne geçilebilmesi için düşük dozda östrojen ve progestojen alınması gerekebilir. İlaç kullanımı geçici menopoz etkisine neden olsa da ilaç kullanımı bırakıldıktan sonra infertilite meydana gelmez, kişi gebe kalabilir ve menstrual döngüsü yeniden başlar. Tedavide bu ilaçların kullanımını sınırlayıcı en önemli durum ise 6 aydan daha uzun kullanımlarının yan etkiler nedeni ile pek olmamasıdır.

Aromataz İnhinitörleri: Bu inhibitörlerin kullanımı vücuttaki östrojen miktarının azalmasını sağlar. Östrojen miktarının azalması ile birlikte endometriozisin semptomları kontrol altına alınabilir, büyümesi durdurulabilir ve/veya azaltılabilir. Özellikle lezyonu veya şikayeti tekrarlayan, diğer tedavilere cevap vermeyen hastalarda tercih edilir.

Hormon tedavilerinin bazı yan etkileri bulunmaktadır. Hormon tedavilerinin yaygın yan etkileri;

  • Kilo alma (sık değildir),
  • Halsizlik
  • Depresyon (özellikle progesteron kullanımında duygu durum değişiklikleri görülebilir) olarak ifade edilebilir.

Ameliyat

Endometriozis tedavisinde ameliyat genellikle ciddi şikayetleri olan hastalarda ilk tercih olarak seçilebilir. Cerrahi tedaviler de kendi içlerinde farklılaşmaktadır. Konservatif cerrahi (organ ve fonksiyon koruyucu cerrahi) ve son çare olarak özellikle doğurganlığını tamamlamış hastalarda, yaşta daha ileri ise histerektomi (yumurtalık ile birlikte rahmin alınması) endometriozis tedavisinde başvurulan yöntemlerdir.

Hangi Durumda Çikolata Kisti Tedavisinde Ameliyat Tercih Edilir?

Endometriozis yani çikolata kisti tedavisinde ameliyat semptomların ortadan kalkmasını sağlamak açısından en etkili tedavi yöntemi olsa da çikolata kisti tekrarlayabilen bir sağlık sorunudur. Ancak bazı durumlarda ameliyat ön planda tedavi seçeneği olarak seçilir;

  • Pelvik ağrı ve kramplar çok şiddetliyse,
  • Endometriozis semptomları ilaçlar ile kontrol altına alınamıyorsa
  • Gebe kalmada zorluk yaşanıyorsa, (tamamında cerrahi tedavi ilk planda seçilmez, seçilmiş grupta uygulanır)
  • Pelvik bölgedeki büyüme durdurulamıyorsa cerrahi müdahale bir gereklilik haline gelir.

Konservatif Cerrahi

Endometriozis semptomlarının kontrol altına alınması ve/veya doğurganlığın iyileştirilmesi gerektiğinde konservatif cerrahi müdahale yapılması gerekir. Bu nokta da doğurganlığın iyileştirilmesi amaçlandığı için histeroskopi de olduğu gibi doğurganlık kaybından çekinilmemesi gerekir. Bu ameliyatlarda cerrahlar doğurganlığı korumaya yönelik planlamalar yapar (yumurtalıklar, tüpler ve rahim korunur).

Laparoskopi karından açılan küçük kesiler ile endometriozise ulaşılması ve kistin çıkarılması işlemidir. Laparoskop adı verilen bir cihaz ile işlemler yapıldığı için açılan minik kesilerden ameliyat gerçekleştirilir. Ciddi bir iz kalmaz. Laparoskopi adı verilen cihazın üzerinde ameliyat bölgesini görüntülemek için bir kamera ve ışık kaynağı bulunur. Bu sayede nokta atışı müdahale edilmesi mümkün olur. Endometriozise bağlı meydana gelen endometrioma dokusu ve yumurtalık kistleri de bu teknik ile çıkarılabilir. Operasyon genel anestezi altında yapılır ve iyileşme süreci oldukça konforludur. Ameliyat sonrasında doğurganlık iyileştirilebilir ve endometriozis semptomları hafifletilir veya tamamen geçer. Ancak operasyondan sonra içeride endometrial doku kalması halinde sorunların tekrarlayabileceği unutulmamalıdır.

Histerektomi

Endometriozis tedavilerinde son aşamada histerektomi tercih edilir. Bu operasyon çok kapsamlıdır ve vücut üzerinde büyük etkileri olacaktır. Laparoskopik organ koruyucu cerrahiler, medikal ilaç tedavileri ile iyileşme sağlanamıyorsa ve artık çocuk sahibi olmama kararı alındıysa histerektomi yani rahmin alınması gündeme gelebilir. Ancak bu operasyon kararının çok dikkatli verilmesi gerekir. Histerektomi geri dönüşü olmayan cerrahi bir müdahaledir.

Histerektomi kapsamında yumurtalıkların çıkarılması endometriozis tedavisinde en etkili yöntem olarak kabul edilse de bu operasyon sonrasında vücutta meydana gelen değişiklikler ve ortaya çıkan farklı riskler ile birlikte doğurganlığın geri dönüşü olmayan şekilde kaybedilmesi bu operasyonun tercih edilmemesine neden olmaktadır. Bu operasyonda yumurtalıklar bırakılırsa endometriozisin tekrarlama olasılığı oldukça artmaktadır. Yumurtalıkların alınması da menopoz ile sonuçlanır. Yumurtalıklardan üretilen hormonların ameliyatla yumurtalıkların alınmasından sonra etkisiz hale gelmesi semptomların tamamen ortadan kalkmasına yardımcı olabilir ancak semptomların devam edebilme ihtimali de unutulmamalıdır. Erken menopoz kalp ve damar hastalıkları açısından riskin artmasına neden olur ve bu da operasyonun ciddi etkilerinden birisidir. Bu operasyonda yumurtalıkların alınması sonrasında HRT yani hormon replasman tedavisi (eksik olanı yerine koyma) ihtiyacının ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır. HRT ile birlikte histerektomi sonrasında endometriozis belirtilerinin geri gelebileceği unutulmamalıdır. Östrojen ve progesteron kombinesi ile yapılan HRT tedavisinin meme kanseri riskini arttırma ihtimali ancak uzun süre kulanımda vardır ama ideal menopoz yaşına ulaşıncaya kadar bu risk ciddi bir ölçüde artması beklenmez. (7)

Histerektomide yumurtalıkların alınmaması kişinin genel sağlık durumu açısından önemlidir ama bu durumda tedavinin başarısız olma ihtimali olduğu da unutulmamalıdır. Ancak 35 yaşından önce histerektomi ile birlikte yumurtalıkların alınması zorunluluk olmadıkça tercih edilmemektedir. 

Endometriozisten Nasıl Kurtulabilirim Ameliyatlı mı? Ameliyatsız mı?

Endometriozis tedavisinde farklı yaklaşımlara yer verilmesi gerekir. Bunun nedeni de tedavinin mutlaka kişiye özel olarak planlanması gereksinimidir. Endometriozis için en etkili tedavi yöntemi cerrahi müdahaledir. Ameliyat sonrasında doğurganlığın etkilenebileceğine dair inanış kişilerin çikolata kistinin cerrahi tedavisine ön yargılı yaklaşmasına neden olabilmektedir.

Çikolata kisti yani endometriozis tedavisinde farklı yaklaşımları denerken kişilerin yaşam kalitesini yükseltmek ve beklentilerini karşılayabilmek önemlidir. Çikolata kisti hiçbir semptom göstermeden var olabileceği gibi kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir durum olarak da karşımıza çıkabilir. Semptomsuz olduğu düşünülen çikolata kistinin kadın kaynaklı infertilite nedeni olabileceği unutulmamalıdır. Doğal yollarla 1 yıl boyunca hamile kalmayı deneyen ama başarısız olan çiftlerin infertilite nedenlerini araştırırken bir semptom olmasa da endometriozis ihtimalini göz önünde bulundurmak ve doğru tedaviyi planlamak gerekir. İlaç ve hormon tedavilerinin belirli yan etkilerinin olması konservatif cerrahi ile hem doğurganlığı sağlamayı hem de semptomları kontrol altına almayı ön plana çıkarır. Ancak cerrahi müdahalenin mutlaka uzman, deneyimli bir hekim tarafından yapılması ve çok detaylı planlanması gerekir.

Endometriozis için en iyi cerrahi yöntem hangisi?

Endometriozis tedavisinde rahim ve yumurtalıkların korunmasını esas alan konservatif cerrahi müdahale en etkili tedavi yöntemidir. Kapalı Cerrahi (Robotik veya Laparoskopik cerrahi) ile yapılan bu ameliyatlarda bölgenin ve buna bağlı olarak doğurganlığın korunması için planlama yapabilmek mümkündür. Ancak cerrahi müdahale için kişinin uygun olması gerekir. Daha önce benzer bir ameliyat olan kişiler, çift taraflı çikolata kisti olanlar, ergenlik döneminde olanlarda yani adölesanlarda, yumurtalık rezervi düşük olanlarda cerrahi müdahale ilk planda tercih edilmemektedir.

Endometriozis ameliyatı nedir? Hangi durumlarda gereklidir?

Endometriozis ameliyatı farklı teknikler ile yapılabilen bir operasyondur. Çikolata kisti için ameliyat gerekliliği kişide bulunan kist ve/veya kistlerinin çapının 4 santimetreyi aşması durumunda ortaya çıkar dense de sıklıkla 5-6 cm yi geçmesi beklenir. Ancak kist sayısı ve sorunun kişinin yaşam kalitesini ne boyutta etkilediği de ameliyat kararında önemlidir. Hatta tedaviye karar verirken hayat kalitesinin etkilenmesi kist çapından çok daha önemlidir. Yaygın olarak tercih edilen çikolata kisti ameliyatı Laparoskopik veya robotik cerrahi ile yapıldığı zaman hem iyileşme süreci açısından hem de operasyonun doğurganlığa etkileri açısından konfor sağlar açık cerrahiye göre. Kapalı cerrahi ile enfeksiyon riskinin azalması, bölgesel ağrının çok daha az olması, iyileşme sürecinin kısalması ve normal yaşama dönüşün daha konforlu olması gibi artılar yaşanabilir.

Endometriozis Ameliyatı Öncesi

Endometriozis ameliyatı öncesinde gerekli tetkiklerin tamamlanmış olması gerekir. Bu tetkikler hem kişide bulunan kistlerin belirlenmesi hem de ameliyatın planlanması kapsamında yapılmaktadır. Kistlerin boyunun ve türünün belirlenmesi ile planlama yapılabilir. Ameliyat öncesinde mutlaka jinekolojik muayene ve ultrason ile detaylı inceleme yapılması gerekir. Operasyon kararı verildikten sonra anestezi için gerekli olan tetkiklerin yapılması önemlidir. Ameliyat öncesinde anestezi testlerinin yapılması ve operasyona girecek anestezi uzmanının sürece dair planlama yapması gerekir. Ameliyat öncesinde alkol ve sigara kullanımının bırakılması gerekir. Bu hem operasyon hem de post operatif süreç açısından önemli bir durumdur. Ameliyattan en az bir hafta öncesinde her iki maddenin kullanımının bırakılması önerilir. Buna ek olarak kişinin düzenli kullandığı ilaçları mutlaka doktoruna söylemesi, ameliyat öncesi dönemde kan sulandırıcı etkisi olan ilaçları veya takviyeleri kullanmaması gerekir. Ayrıca E vitamini açısından zengin gıdalar ile beslenilmemesi de operasyon açısından önemlidir.

Endometriozis Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Endometriozis ameliyatı genel anestezi altında yapılan ve eğer konversatif ameliyat olarak planlandıysa da genellikle yaklaşık olarak 60-120 dakika kadar süren bir operasyondur. Histerektomi yapılacaksa ameliyat süresi operasyonun tekniğine bağlı olarak 1 saat ile 3 saat aralığında olabilir. Derin Endometriozis cerrahisi de yapılacaksa süre çok daha fazla uzamaktadır.

Açık Teknik ile Endometriozis Ameliyatı

(Büyük kesi ile karnın içine girilmesi)

Bu operasyon geçmiş yıllarda en çok tercih edilen çikolata kisti ameliyat tekniği olarak bilinmektedir. Günümüzde çok daha konforlu bir şekilde yapılabildiği ve iyileşme süreci de rahat olduğu için genellikle kapalı teknik tercih edilse de bazı durumlarda açık teknik tercih edilmektedir. Açık teknik ile endometriozis operasyonu genel anestezi altında gerçekleştirilir. Bu operasyonda sezaryen kesisi ile benzer bir kasık kesisi açılır ve batından giriş yapılarak bölgedeki endometriyal dokuların çıkarılması esas alınır.

Laparoskopi (Kapalı Teknik) ile Endometriozis Ameliyatı

Bu operasyon genel anestezi altında yapılır. Karından açılan küçük bir kesiden içeri sokulan laparoskop adı verilen cihaz ile operasyon gerçekleştirilir. Operasyonda bölge kameralar ile detaylı bir şekilde incelenir ve endometriyal doku bulguları alınır. Bu sayede endometriozise bağlı semptomların önüne geçilmesi ve doğurganlığın geri kazandırılması sağlanmış olur.

Histerektomi

Histerektomi için farklı teknikler denenebilir. Hangi tekniğin tercih edileceğine göre operasyonun uygulanışı farklılık gösterebilir.

Parsiyel (Kısmi) Histerektomi: Rahim gövdesinin çıkarıldığı ancak yumurtalıkların, rahim boynunun ve fallop tüplerinin bırakıldığı operasyondur.

Total (Tam) Histerektomi: Yumurtalıklara, fallop tüplerine müdahale edilmeden rahmin tamamının çıkarıldığı operasyondur.

Radikal Histerektomi: Rahim ile birlikte tüm üreme organlarının, bölgede bulunan lef düğümlerinin, rahme yakın olan vajen dokunun çıkarıldığı operasyondur. Özellikle çok derin tutulumlu Endometriozisli hastalarda aynı rahim ağzı kanserindeki gibi Radikal histerektomiye başvurulabilir. Rahim ağzı kanserinden farkı ise endometrioziste genellikle derin tutulum tek taraflıdır.

Endometriozis Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

Endometriozis ameliyatı sonrasında iyileşme süreci yapılan operasyonun tekniğine ve kapsamına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Kişinin yaşının, genel sağlık durumunun ve post operatif dönem kurallarına sağlanan uyumun da iyileşme sürecini etkileyebileceği ifade edilebilir.

Açık Teknik ile Endometriozis Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

Operasyondan sonra kişinin genelde en az 2 gün hastanede kalması gerekebilir. Kişi taburcu edildikten sonra birkaç gün dikişlerin olduğu bölgeyi korumalı ve dikişleri zorlayacak hareketlerden kaçınmalıdır. Bu dönemde doktor tavsiyesi ile ağrı kesici ve enfeksiyon oluşum riskinin minimize edilebilmesi amacıyla antibiyotik kullanımı gerçekleştirilebilir. Açık teknik ile yapılan operasyonlarda kesi biraz daha büyük olduğu için iyileşme sürecinde daha dikkatli davranılması gerekir. Ağır kaldırmamak, bölgeyi zorlayacak hareketlerden kaçınmak iyileşme süreci açısından önem taşır.

Laparoskopi ile Endometriozis Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

Laparoskopi sonrası iyileşme süreci oldukça konforludur. Kişiler 1 gün hastanede kaldıktan sonra taburcu edilebilirler. İyileşme sürecinde kesi yapılan yerin hızlı bir şekilde iyileşmesi için ağır kaldırmamak, bölgeyi temiz tutmak ve doktor tarafından verilen ilaçları düzenli kullanmak gerekir. Operasyon karın bölgesinden yapıldığı ve büyük kesilere gerek olmadığı için kişi normal yaşantısına kısa sürede dönebilir.

Histerektomi Sonrası İyileşme Süreci

Histerektomi en minimal hali ile yapılsa da oldukça kapsamlı bir operasyondur ve iyileşme süreci de uzundur. Operasyondan sonra bir ya da iki gün hastanede kalınması gerekir. Operasyondan sonra verilen ağrı kesici ve antibiyotiklerin iyileşme süreci açısından oldukça büyük bir önemi vardır.

Histerektomi sonrasında bölgeyi yoracak aktivitelerden mutlaka kaçınılması gerekir. İlk 5 hafta yorucu sporlar yapmamak, ağır kaldırmamak bu dönemde önemlidir. Operasyon sonrası konforlu bir iyileşme süreci için beslenmeye dikkat edilmesi tavsiye edilir. Histerektomi sonrası kabızlık ihtimalini ortadan kaldırmamak için lifli beslenme tercih edilmeli ve operasyondan sonraki erkenden tam beslenmeye geçilir. Bu operasyonun iyileşme sürecinde kabızlık meydana gelmesi kanamaya neden olabileceği için beslenmeye özellikle dikkat edilmesi gerekir. Operasyondan hemen sonraki gün koruyucu pansuman malzemeleri sayesinde duş alınabilir. Ancak vücudun suyun içerisinde kalmaması gerekir. Bununla birlikte havuz ve denize girilmemesi, sauna gibi nem oranı yüksek ortamlara bulunulmaması iyileşme açısından önemlidir. Bu uyarıya en az 5 hafta süre ile dikkat edilmelidir. Histerektomi sonrası cinsel ilişki için en az 2 ay süre ile beklenmesi gerekli görülmesi halinde de bu sürenin 3 aya kadar çıkarılması gerekebilir. Histerektomi sonrası menstrual döngü devam etmez. Ancak yumurtalıkların korunduğu bir histerektomi yapılmışsa kişi menopoza girmez. Eğer menopoz belirtileri ortaya çıkarsa, çıkan belirtilere göre hormon tedavisine başlanması gerekebilir.

Endometriozis Hakkında Sık Sorulan Sorular

Endometriozis adı çok sık duyulan, kadın infertilite nedenleri arasında önemli bir yere sahip olan ve son yıllarda gelişen tedaviler ve teknikler sayesinde gündeme daha çok gelen bir sağlık sorunu olduğu için hem hakkında yazılanlar hem de merak edilenler her geçen gün artıyor. Endometriozis hakkında en çok soruların cevaplarının doğru bilinmesi hem hastalığı tanımak hem de tedavi süreçlerine hakim olmak açısından büyük önem taşıyor.

Evde İlaçlarla ya da Bitkisel Tedavilerle Endometriozisi Yok Etmek Mümkün mü?

Bitkisel tedaviler ve evde hazırlanan kürlerin çikolata kisti tedavisine iyi geldiğine dair oldukça yanlış bir algı var. Çikolata kistinin kesin bir tedavisi olmamakla birlikte oldukça yaygın görülen bir durum olması bu sağlık sorunu ile ilgili çok ciddi araştırmalar yapılmasına neden oluyor. Ancak bu endometriozis için ev yapımı bir tedavi denemek gelecekte çok daha büyük sorunlar yaşamak için atılacak adımlardan birisi olma niteliği taşıyor. Endometriozis şüphesi ya da teşhisi olan bir kadının yapması gereken güvenilir bir uzman ile tedavi seçeneklerini konuşmak, kistlerin sayısının ve boyutlarının takip edilebilmesi için düzenli olarak kontrol yaptırmak olmalıdır.

Endometriozis Ameliyatı Fiyatları Nasıl Belirlenir?

Endometriozis ameliyatında fiyatların belirlenmesinde pek çok unsur etki eder. Öncelikle endometriozisin ameliyatla tedavisinde iki temel teknik kullanılır. Bu teknikler kapsam ve uygulama açısından oldukça farklı olduğu için ameliyat fiyatları açısından oldukça belirleyicidir. Çikolata kisti ameliyat fiyatlarında teknik bir belirleyici olsa da ameliyatın kapsamı, ameliyatı yapacak cerrahın uzmanlığı, ameliyatın yapılacağı klinik ya da hastanenin fiyat politikası, operasyonda kullanılacak ekipmanların kalitesi, robotik cerrahi gibi yeni nesil tekniklerin maliyetleri gibi unsurların da fiyatlandırma üzerinde etkisi olduğu unutulmamalıdır.

Endometriozis Ameliyatı İçin En Uygun Yaş Kaçtır?

Endometriozis ya da çikolata kist ameliyatı için uygun yaşın belirlenmesinde farklı unsurların göz önünde bulundurulması gerekir. Bu ameliyat için ideal bir yaş yoktur. Ancak çikolata kistinin 15 yaştan itibaren meydana gelebildiği ve kadın kaynaklı infertilite nedeni olabileceği unutulmamalıdır. Hastanın durumuna göre 20’li yaşlarda veya 50’lili yaşlarda da yapılabilir. Ana faktör hastanın klinik durumudur. Endometriozisin ne kadar ileri seviyede olduğuna, çocuk doğurma isteğine, doğum sayısını tamamlayıp, tamamlamamasına, kişinin yaşına ve genel sağlık durumuna göre operasyon kararı verilmesi gerekir. Ergenlik döneminde, çift taraflı çikolata kisti olanlarda, çok sık operasyon geçirmiş kişilerde özellikle çocuk isteği varsa Ameliyat ön planda tercih edilmemektedir.

Endometriozis Ameliyatı Esnasında Ağrım Olur mu?

Endometriozis ameliyatı genel anestezi altında yapılan bir operasyon olduğu için operasyon esnasında herhangi bir ağrı veya acı hissedilmesi mümkün değildir. Anestezi etkisi geçtikten sonra operasyonun kapsamına göre hissedilecek ağrı seviyesi değişiklik gösterir. Ancak operasyon sonrasında doktor tarafından verilen ağrı kesicilerin kullanımı ve ağrı pompasının kulanılması ile ağrı kontrol altına alınabiliyor ve kısa sürede ağrısız iyileşme süreci başlar.

Endometriozis Ameliyatı Genel Anestezi ile mi Yapılıyor?

Endometriozis ameliyatları genel anestezi altında yapılan operasyonlardır.

Endometriozis Ameliyatının Olası Riskleri

Endometriozis ameliyatlarının her cerrahi operasyonda olduğu gibi bazı riskleri vardır. Özellikle de endometriyal dokunun tutunduğu bölgeler ve tutunma miktarı operasyonun kapsamının belirlenmesinde etkilidir. Operasyonun kapsamı genişledikçe operasyonun riskleri de artar. Çikolata kisti ameliyatı sonrasında mesane, üreter ve bağırsak yaralanmaları meydana gelebilir. Bu tür komplikasyonların engellenebilmesi için operasyonun iyi planlaması ve mutlaka cerrahi tekniklerde uzmanlığı olan bir doktor tarafından gerçekleştirilmesi gerekir.

Endometriozis Ameliyatında Laparoskopi Yönteminin Avantajları

Laparoskopi tekniği ile yapılan operasyonların çok sayıda avantajı vardır. Ancak bu avantajların gündeme gelebilmesi için operasyonun mutlaka uzman bir cerrah tarafından gerçekleştirilmesi gerekir. Laparoskopik teknik ile gerçekleştirilen endometriozis operasyonu sonrası iyileşme süreci çok daha kısadır. Hastanede kalış süresinin kısalması, normal hayata geri dönüşün daha kısa sürede ve daha konforlu olması, kişinin bağırsak hareketlerinin normale dönüşünün daha hızlı olması gibi avantajlar bulunmaktadır. Post operatif dönem avantajlarının yanı sıra cerrahi müdahale yapılacak alanın çok daha net görüntülenmesi ve endometriyal dokuların daha kolay fark edilmesini sağlayan bu teknik ile operasyonun kapsamı arttırılabilmektedir.

Endometriozisten Lazerle Kurtulmak Mümkün mü?

Endometriozis ameliyatlarında lazer ile endometriyal dokunun tahrip edilmesi kullanılan bir yöntem olmakla birlikte sadece lazer tedavisi ile çikolata kisti sorunu ortadan kalkmamaktadır. Bunun yanı sıra endometriyal dokuların lazer ya da elektrik akımı ile tahrip edilmesi de tercih edilmektedir. Endometriozis ameliyatında lazer kullanımının herhangi bir ek yan etkisi olmadığını gösteren araştırmalar bulunmaktadır. (8) Lazer ile tahrip etme operasyon açısından çok konforlu olsa da operasyonu yapan cerrahın lazer kullanımı ile ilgili yetkinliğinin bulunması gerekir.

Endometriozisin Ameliyatsız Tedavisi Mümkün mü?

Endometriozis kesin bir ilaç ile tedavisi olmayan ve sadece gerekli durumlarda cerrahi yaklaşımlar ile hafifletilmeye ve/veya tedavi edilmeye çalışılan bir sağlık sorunudur. İlaç ve hormon tedavileri ile çikolata kistinin kontrol altına alınması mümkün olabilmektedir. Bazı vakalarda sadece gözlem yapılması bile yeterli olabilmektedir. Çikolata kisti tedavisinde planlama mutlaka kişiye özel yapılmalıdır. Endometriozise bağlı yaşam kalitesi düşüşü, gebe kalamama durumu gibi faktörler göz önünde bulundurularak doğru tedavi planlaması yapılması kritik derecede önemlidir.

Endometriozis Tekrar Ediyor mu? Sonuçlar Kalıcı mı?

Çikolata kisti tekrar edebilen bir sağlık sorunudur. Yapılan çalışmalar operasyondan sonra endometriozisin tekrar ortaya çıkma ihtimali olduğunu göstermektedir. Cerrahi müdahalelerde amaçlardan birisi de kistlerin gebeliğe engel olma durumunun ortadan kaldırılması olduğu için cerrahi müdahale yaygın olarak tercih edilmektedir. Bununla birlikte endometriozis kolay teşhis edilen bir sağlık sorunu değildir. Endometriozis yani çikolata kisti olan kadınlarda bu sorunun teşhis edilmesi ortalama olarak 7 yıl sürer. Bu sürede çikolata kistinin yayılması, kalınlaşması ve sağlık üzerindeki olumsuz etkilerinin artması olasıdır. Çikolata kisti tedavilerinden sonra düzenli kontrollerin yapılması ve mevcut durumun gözlemlenmesi ile tekrar eden kistler üzerinden kontrol mekanizmasının daha etkili çalışması sağlanır.

Hangi Branş Doktoruna Gitmeliyim?

Endometriozis tanısı, tedavisi ve izlemi için endometriozis konusunda uzman kadın doğum hastalıkları hekimlerine gidilmesi gerekir. Aslında tüm kadınların düzenli jinekolojik muayene yaptırması çok önemlidir. Düzenli jinekolojik muayene sayesinde pek çok hastalık erken teşhis edilebilir.

(1) https://obgyn.onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1111/1471-0528.15692

(2) https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/30908874/

(3) https://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/endometriosis/symptoms-causes/syc-20354656

(4) https://www.aafp.org/afp/2011/0101/p84.html

(5) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5737931/

(6) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2941592/

(7) https://www.nhs.uk/conditions/endometriosis/treatment/

(8) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3015670/

Detaylı Bilgi