Çikolata kisti (endometriozis) endometrial olarak bilinen dokunun, rahmin kavitesi dışında olarak açıklanmaktadır. Ağrılı adet görme, ağrılı cinsel ilişki, kronik pelvik ağrı ve kısırlık gibi unsurlar, çikolata kistinin belirtisi olarak öne çıkmaktadır. Fiziksel aktivitenin çikolata kistindeki etkisi araştırıldığında; İnflamatuer bir ön eğilim olduğu düşünülen hipotez öne alındığında fiziksel aktivite gibi unsurların çikolata kisti üzerinde olumlu etkisi olduğunu saptanmaktadır.
“Deneysel Olarak Endometriozis İndüklenmiş Sıçanlarda Fiziksel Aktivitenin Etkisi” adlı bilimsel çalışma Brezilyadaki bilim insanı olan Montenegro ve arkadaşları tarafından “Reproductive Sciences” adlı dergide yayımlanmıştır. Bu çalışmayla çikolata kisti tedavisinde ve çikolata kistinin ilerleyişinin yavaşlatılmasında fiziksel aktivitenin olumlu katkı yaptığı saptanmıştır.

10 sıçandan oluşan 7 grup “sedanter (hiç egzersiz yok), hafif egzersiz (haftada bir), orta düzey egzersiz (haftada 3 kez) ve yoğun egzersiz (haftada 5 kez)” şeklinde karşılaştırılmıştır. Üç grup fiziksel aktivitenin etkisini anlamak için endometriozis indüksiyonundan önce fiziksel aktiviteye başlatıldı. Diğer gruplar da tedavi olasılığını saptamak için çikolata kisti indüksiyonundan sonra fiziksel aktiviteye başladı. Denek olarak kullanılan sıçanların yüzme kabiliyeti doğuştan bulunduğu ve daha az stresli bir aktivite olduğu için yüzme fiziksel aktivite olarak belirlenmiştir.

10 hafta boyunca süren yüzme aktivitesinin hemen ardından çikolata kisti indüksiyonundan önce ve sonra Fas gen ekspresyonu ve azalmış Mmp gen ekspresyonu incelenmiştir. Bu inceleme endometriotik dokunun proliferasyonu, migrasyonu ve diferansiasyonu azalmış olduğunu göstermektedir.

Ayrıca oksidatif stres de önemli oranda azalmıştır fakat immünokimyasal analizlerde protein seviyeleri açısından anlamlı analizler çıkarılamamıştır.
Bu deney aracılığıyla araştırmacılar “Fiziksel aktivite endometriozisin tedavisinde ve engellenmesinde değerli bir yere sahip fakat çikolata kisti bulunan kadınlarda fiziksel egzersizin önemini saptamak için daha fazla kontrollü çalışmanın yapılması gerekmektedir” sonucuna ulaşmışlardır.