KİMLER ÇİKOLATA KİSTİ İÇİN RİSK ALTINDA?

Dünya genelinde yapılan araştırmalarda yaklaşık 200 milyon kadının endometriozis olduğu bilinmektedir. Her 10 kadından 1’inde bulunan bu hastalığın özellikle üreme çağında, yani genç kadınlarda görülmesi toplum için önemli bir risk oluşturmaktadır. Son yıllarda çikolata kisti hastalığının ortaya çıkma oranında artış olduğu gözlemlense de, daha çok karşılaşmamız hastalığın görülmesinin arttığından dolayı mı yoksa daha kolay tanı koyduğumuzdan dolayı mı, bunu bilmiyoruz. Fakat sanayileşme ile görülme sıklığında belirgin bir artış olduğunu biliyoruz.  Bu konuda kesin olarak neden sonuç ilişkisi kurmak mümkün değildir.

HANGİ FAKTÖRLER ÇİKOLATA KİSTİNE NEDEN OLUR?

Endometriozis yani çikolata kistine neden olan temel etmenler bilinmese de bazı faktörlerin bir araya gelmesi rahatsızlığın ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Aile hikayesinde endometriozis olan kadınlarda bu rahatsızlığın görülme oranı daha yüksek olduğundan genetik eğilimden bahsedilmektedir. Ancak genetik yatkınlığın tam olarak nelerden dolayı ortaya çıktığı bilinmemektedir. Retrograd menstrüasyon (adet kanının tersine, doğru tüplerden karnın içine doğru akması), immün işlev bozukluğu (bağışıklık sisteminde bozukluk), metaplazi (bir dokunun diğer bir doku türüne değişmesi) ve çevresel toksinler, kimyasallar bir araya gelerek bu rahatsızlığın ortaya çıkmasını sağladığı bilinmektedir. Menstrüasyon sırasında problem yaşamış olan kadınlar (şiddeti ağrı, şiddetli kanamalar), 25 ila 40 yaş aralığındaki kadınlar, çocuk sahibi olmak istemesine rağmen çocuğu olamayan kadınlar, aşırı derecede kırmızı et, yağ ve alkol tüketenlerin bu rahatsızlık için risk altında olduğunu söylenebiliriz.

ÇİKOLATA KİSTİ VE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ İLİŞKİSİ

Genetik yatkınlık endometriozis için en bilinen nedenler arasında yer alsa da bağışıklık sistemi ile ilgili sorunların ve bağışıklık sistemini etkileyecek çevresel faktörlerin hastalığı tetiklediği bilinmektedir. Genetik yatkınlığın hangi genlerden kaynaklandığı bilinmese de otoimmun hastalıklarla birlikte artan endometriozis riskinin genetik yatkınlıkla ilgili bilgi vermesi için de çalışmalar sürüyor. Endometriozis hastası olan kişilerde otoimmün hastalıkların daha çok meydana gelmesi ve otoimmün hastalığı olanlarda endometriozis riskinin artması iki tarafın doğrudan bağlantılı olduğunu düşündürmektedir. Bağışıklık sistemini baskılayan etkenlerin sonucunda ise endometriozis rahatsızlığının meydana geldiği düşünülmektedir.

Fibromiyalji, romatizmal rahatsızlıklar ve alerjik rahatsızlıklar ile birlikte ortaya çıktığı gözlemlenen endometriozis ile ilgili araştırmalar devam etmektedir. Bazı yumurtalık kanseri türleri de endometriozis rahatsızlığı olan kişilerde daha sık görülse de bu konu ile ilgili çalışmalar devam etmektedir. Çikolata kisti hala tam olarak neden sonuç bağlantıları detaylı bir şekilde ortaya çıkarılamamış, gizemli bir rahatsızlık olarak gözükse de pek çok farklı yöntem ile tedavi edilebilir olması büyük bir avantaj sağlar. Cerrahi ve cerrahi olmayan yöntemler ile tedavi edilebilen bu rahatsızlığın uzun vadede büyük sorunlara yol açmaması için mutlaka endometriozis konusunda bir uzman kontrolünde hareket etmek çok önemlidir.

ÇİKOLATA KİSTİ GÖRÜLME RİSKİNİ ARTTIRAN FAKTÖRLER

  • Ailede (anne, kızkardeş veya kızında) endometriozis olması (Ailesinde endometriozis olan kadınlarda 3 kat daha fazla görülüyor.),
  • Uzun boy, zayıf ve açık tenli olma,
  • İnfertilite (kısırlık) hikayesi,
  • Geç çocuk sahibi olma,
  • Beyaz ırk,
  • Fazla kafein tüketimi,
  • Sarışın ve kumral olmak,
  • Et ve yağlı yiyecek tüketiminin fazla olması,
  • Erken adet görmeye başlama (11 yaşından önce),
  • Geç menopoza girme,
  • Sık adet görme (adet döngüsünün 27 günden kısa olması),
  • Adetin 7 günden uzun sürmesi,
  • Adet kanamasının şiddetli (çok) olması,
  • Doğuştan rahim anomalisi olması.

ÇİKOLATA KİSTİ GÖRÜLME RİSKİNİ AZALTAN FAKTÖRLER

  • İlk adetin adolesan dönemden daha sonra görülmesi,
  • Düzenli egzersiz (Haftada 4 saatten fazla olmalı),
  • Vücut yağ oranının düşük olması endometriozis riskini azaltan faktörler arasındadır.